28 Şubat 2012 Salı

The Crucible (도가니 (Do-ga-ni)) /Silenced


The Crucible (도가니) , Güney Koreli yazar Gong Ji-Young (공지영) tarafından,2005 yılında Gwangju Inhwa şehrinde işitme engelliler okulunda toplu cinsel istismar olayını anlatan ve gerçek bir olaya dayanan, 2009'da yayınlanmış bir romandır. 




Konusu 


Kang In-Ho (Gong Yoo), Moojin(Sisler Şehri) şehrinde İşitme Engelliler Okuluna Sanat öğretmeni olarak atanmış yeni bir öğretmendir. Seoul'de iş bulamamış ve en son çare ailesinden ayrılıp, başka bir şehre gidip çalışmaya karar vermiştir. Çünkü kızının ameliyatı için para kazanmak zorundadır. 
Seo Yoo-Jin (Jung Yu-Mi) Moojin İnsan Haklarını Koruma Merkezi'nde çalışmaktadır. 
In-Ho ve Yoo Jin tesadüfi karşılaşmalarından sonra ortak ve kutsal bir amaç için bir araya geleceklerdir. In-Ho yeni işindeki ilk gününde okulda bir gariplik olduğunu anlar ve çok geçmeden çirkin gerçeği keşfeder. Öğrenciler-kız ve erkek ayırt edilmeksizin-okul görevlileri tarafından fiziksel ve cinsel istismara maruz kalmaktadırlar. 


Bu film için güzel kelimesini kullanmak oldukça zor. Daha çok dehşet verici ve ürkütücüydü. Keşke sadece bi kurudan ibaret olsaydı ama anlatılanların gerçek hayattan alınmış olduğu akıla gelince dehşeti kat kat daha çok hissediyorsunuz. İnsanın tüyleri diken diken oluyor. Bazı sahneler o kadar gerçekçiydi ki izlerken yüreğim parçalandı sanki. Yüzümü buruşturarak izledim o sahneleri. İzlediğim filmler arasında böylesine gerçekçi ve duyguyu tam verebilen nadir filmlerden Do-Ga-Ni. Daha ilk sahneden merakınızı cezbediyor ve sizi etkisine alacağını hissediyorsunuz. Acı yönü abartılmadan olduğu gibi yapılmış film çünkü zaten olayın kendisi bir dram ve böylece sadece olayı işlemek yetmişte artmış bile. Bütün oyuncular kendilerini vererek oynamışlar. Çocuklarda dahil. Zaten bu filmde en büyük iş çocuklara düşmüş, filmi sırtlayan onlar ve rollerini hakkını vererek canlandırmışlar. Ama o çocuk oyuncular eğer benim çocuğum olsalardı, kesinlikle o sahnelerde oynatmazdım. Ben 'Her şey sanat için' felsefesini benimseyenlerden değilim. Sanatında bi sınırı vardır bence. Evet, dediğim gibi filmin bu kadar etkileyici olması çocuk oyuncular sayesinde ama o sahneler aklıma geldikçe bu kadar gerekli miydi diyorum. Belki de gerekliydi bilemiyorum... Böylesine gerçekçi, sınır tanımadan çekilen film inşallah amacına ulaşır, gerekli merciler tarafından göz ardı edilmez. 



Yeon Doo: Eskiden anne ve babamla sahile gelirdim. Sağır olmadan önce... O zamanlar, dalgaların kıyıya vurma sesini duyardım. Ama şimdi çok sessiz.
Kang In Ho: Dünyadaki en iyi ve en güzel şeyler görülemez hatta dokunulamaz bile, kalpten hissedilmeleri gerekir.Bu Helen Keller'in bir sözü ve benim en sevdiğim sözdür.


Seo Yoo-Jin: Bir keresinde yemek yerken, Yeon Doo ve Yoo Ri'ye, bu olayın öncesiyle sonrası arasındaki en büyük farkın ne olduğunu sordum. Çocuklar dedi ki,"Bizim de diğer insanlarla aynı olduğumuzu ve değerli olduğumuzu fark ettik.  Böyle büyüdüklerini izlemek bana şunu düşündürüyor. Mücadele etmemizin sebebi dünyayı değiştirmek için değil, dünyanın bizi değiştirmesine izin vermemek için. Hava çok soğudu. Kışın soğukluğu etrafımızdaki insanların sıcaklığının kıymetini anlamamızı sağlıyor.Seninle olmasak da, benim ve çocukların sıcaklığını etrafında hissedebilmen için dua edeceğim.


Filmi izleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ne yazık ki bu dünyada böylesine kalpsiz yaratıklarla beraber yaşıyoruz. Bence tek teselli Kang In-Ho ve Seo Yoo-Jin gibi acımasız dünyaya karşı kimliklerini koruyabilen cesur ve iyi kalpli insanların da aynı dünyada var olmaları. 


 Filmi yeni izledim ve kesinlikle herkesin izlemesi, gereken bir film Do-Ga-Ni. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım şimdiden bunun farkındayım. İnsanlık adına yapılan son derece gerçekçi ve herkesin kesinlikle ama kesinlikle izlemesi gereken bir film. Söyleyecek pek fazla bir şey bulamıyorum hani anlatılamaz yaşanır derler ya, bu film içinde anlatılmaz izlenir diyorum. 
Vakit kaybetmeden izlemeniz dileğiyle...

8 yorum:

  1. Ah Hoi Hoi anlattıklarından o kadar etkilendim ki hemen gidip izleyeceğim!

    YanıtlaSil
  2. Hoşgeldin bloguma :) Yorum için teşekkürler. Çok etkileyici filmdi gerçekten, vakit kaybetmeden izlemen dileğiyle. :)

    YanıtlaSil
  3. Filmi izledikten hemen sonra yazına denk gelmiştim ve çok güzel özetlemişsin filmi.Gong Yoo her zamanki gibi iyidi,ama çocuk oyuncular çok iyidi.Sana katılıyorum kesinlikle izlenilmesi gereken bir film

    YanıtlaSil
  4. Rosa hoşgeldin :)
    Yazımı beğenmene sevindim, elimden geldiğince hissettiklerimi aktarmaya çalıştım ama sanırım söylenmesi gereken daha çoook söz var bu durum için. :(
    Filmin etkisinden çıkamadım bi kaç gün ve hala aklıma gelince.....
    Yorum için çok teşekkürler bu arada. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum teşekkürler:)
      Aynen bende filmin etkisinden çıkamadım izledikten sonra,insan gerçek olduğunu bilince daha da kötü oluyor.Umarım böyle şeyler hiçbir zaman yaşanmaz.

      Sil
  5. Evet haklısn rosa gerçek olması olayı dahada katlanılmaz yapıyor. :( Umarız bu tür olaylar bir daha hiç yaşanmaz ama... :(

    YanıtlaSil
  6. filmi bir kaç gün önce izledim. gerçekten çok korkutucu... ama olmaması gereken bir şey olmuş bence. zaten gerçekte böyle bir olay yaşanmış, bu film çekilirken de o çocuklara aynı olay yaşatılmış. onların psikolojisi ne oldu ? yazık.. ben gerçekten çok üzüldüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız bende çocuk oyuncular için endişelenmiştim umalım ki filmi çekerken psikolojik destek almış olsunlar.

      Sil