22 Haziran 2012 Cuma

MİM: Buyur Buradan Tanı (Ya da Takıntılar)

ŞU MİMİ YAZARKEN KİTAP MİMİMİ SİLMİŞİM YAAAAA! ÇOK SİNİRİM BOZULDU!

SERSERİ DEPRESYON blogunun yazarı Asiruh tarafından, o daha yolculuğa çıkmadan, mimlenmiştim. Büyük ihtimal bu yazımı göremeyecek ama ben, diğer mimlerimde olduğu gibi arayı çook fazla soğutmadan yazayım dedim. Ve başlıyorum, bakalım ben takıntılımıy mışım?..


Mim: Buyur burdan tanı...
Takıntıların var mı yoksa kim takar takıntıları sallamışım dünyayı modunda mı yaşarsın hayatı...

Başkasının yemek yediği kaşıktan yemek yemem, içtiği bardaktan içemem. 
Su şişemin kapağı kapalı olsa bile konuşurken biri gelip, birden alıp pet şişemle oynamaya, kapağına falan dokunmaya başlarsa bir daha o şişeden su içmem. Şişeyi de ya su içmek isteyen biri varsa ona veririm ya da kimseye farkettirmeden çöpe atarım. 
Haa! Bir de suyumu ağzını değdirmeden yukardan boşaltarak içseler bile demin söylediğim taktikleri uygulayarak şişeden kurtuluyorum.
Bir arkadaşım var ki başkasının ağzından su içmediğimi bile bile sürekli suyumu istemeye devam ediyor. Allahım sana geliyorum! 


Masada herşeyin içinde bir kaşık olmalı. Bazı insanların yemeğin içindeki kaşığı görememe gibi bir özellikleri var sanırm. Daldırırlar kaşıklarını, çatallarını. ''Yaaa! Oraya SERVİS kaşığı koymuşuz arkadaşım, kaşıkla kendi tabağına al, ordan ye!''  Ama yok arkadaş, yok yani! Mutlaka bu eylemde bulunan biri çıkıyor ve o zaman ben o yemekten bir daha yemiyorum. Çok ama çok ama çok sevdiğim veya canımın çektiği bir yemekse, karşı tarafın kaşığını soktuğu kısma en uzak mesafeden bir parça alıyorum. En çokta çay saatlerinde bir misafirimiz gelmişse ya da biz misafirliğe gitmişsek karşılaşıyorum bu olayla.


Kahvaltıda da reçel, bal ve pekmez ertesi gün aynı kapta, yarım bir halde değiştirilmeden gelmişse onu da yemem. Hep söylerim ''Yiyeceğiniz kadar koyun şunları.'' diye ama yok. Sakalım yok ki sözüm geçsin.


Kitaplarımı kimseye ödünç vermeyi sevmem. Çünkü ben kitaplarımı çok özenli kullanırım. Üzerlerinde bir kırışıklık, sayfalarında yırtık falan bulamazsınız. Okunmamış gibilerdir. Satmaya kalksam (asla hiç bir kuvvet yaptıramaz bana bunu orası ayrı tabii) '0' kitap diye keklerim birini. 
Kitabımı başkasıyla paylaşmayı sevmediğim gibi başkasından kitap alıp okumayı da pek sevmem. Okuduğum kitap benim malım olmalı, başka birinin değil.


Ellerimi yıkamam çok uzun sürer mesela.
Kulaklıklarda da sağ-sol takıntım vardır. Mutlaka doğru takmalıyım.
İçimden, sürekli kendimle iddalaşırım. Çoğunlukla çok yorucu ve sinir bozucu olabiliyor bu takıntım.  ''Şu olursa şu olacak. Bu olay gerçekleşirse şu yaşanmayacak.'' gibi.
Nereye gidersen gideyim, sağ ayakla girip-çıkamaya özen gösteririm.
Kıyafetlerde etiketleri kesip giyerim.
Yatmadan önce yapılmış yatağı bozup, tekrar yapar öyle yatarım.


Asla yorganla veya pikeyle tüm vücudumu özelliklede başımı örtmeden uyuyamam, yazın bile. Kışları neyse de yazın çok bunaltıcı oluyor ya. Millet sıcaktan camı, pencereyi açar uyur, ben her tarafımı örtmeden uyumam. Biraz korkutucu da oluyor bu durum benimle aynı odada kalan insanlar için. Yanınızda ölü gibi üstünü kapatmış bir insan düşünün. 


''Takıntım yok benim!'' diyen biri varsa inanmayın, çingular.Gördüğünüz gibi benimde takıntılarım var.


Vakitniz varsa yazmak isterseniz rosa, ırmak, küçük filozof sizlere kolay gelsin.

14 yorum:

  1. Tabi ki de yazarım bana yolladığın için teşekkürler.Kitap mimini silmene üzüldüm.Bende emek uğraşılmış bir şeyin boşa gitmesini hiç istemem ve bu kitap takıntısı aynen bende de var mimimde bahsederim.Birisi valla kitabımı alamaz bende onların kitabını istemem zaten ayırıyorlar yırtıyorlar çiziyorlar kitaplar benim canlarım çocuklarım gibi :D ..... Ve bu üstünü kapatmadan uyuma takıntısı valla ne diyelim Allah kolaylık getirsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Offf şu an nasıl sinir oldum kendime anlatamam. Yeniden yazayım diyorum ama birebir aynısı olmaz. :( Neyse yazmam tekrardan kısmet böyleymiş diyelim.
      Aynı benimde çocuklarım gibidirler kitaplarım. :) Sevmiyorum paylaşmayı dediğin gibi kitabı sokmadıkları şekil kalmıyor. Rica ederim ve kolay gelsin yeni miminde. :) Takıntıların neymiş merakla beklemedeyim. :D

      Sil
  2. Kitap mimi yazın silindiği için çok üzüldüm:(Ama Allah'tan dün telefondan nete girip okumuştum,yorum yapamamıştım.Burdan yapayım yorumumu bari;öncelikle evet haklısın yine bu aralar pcden uzaktayım.Yazamıyorum pek bir şey.Ama söz yazacağım yine yeni yazılar:)Mimi de çok güzel yazmıştın.Aralarında okumadığım kitaplar vardı.Onları not ettim,edinip okuyacam:)

    Bu mim içinse çok teşekkürler:)En kısa zamanda yazmaya çalışırım.Her insanın takıntısı vardır.Takıntı dediğimiz şey;biraz da insanın huyu ve karakterinin bir parçasıdır bence.Senin takıntılarından biri olan kitapları kimseye vermememe bende de var.Kolay kolay kimseye vermiyorum kitaplarımı.Üstünü kapatmadan uyumak zor olmalı,özellikle yazları.Bende üstümü kapatırım.Ama başımın dışarda olması şartıyla:)Neyse bakalım benim takınıtılarım neler çıkacak:)
    Bu güzel yazıların içinse ellerine sağlık çingu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende çok üzüldüm yaaa. :'( Okumana çook sevindim en azından silinsede okumuşsun. :D

      Evet, haklısın takıntı konusunda, takıntılarımızla varız takıntılarımızla insanız ne yapalım. :)) Allah korusun kitaplarıma birşey olsun içim gider ya. Her tarafımı kapatmadan uyumak gerçekten çok zor, küçükken korkmuştum o zamandan beri böyle bu umarım bir gün kurtulurum bundan. Kitap takıntını öğrendim ama diğer takıntılarını da merak ediyorum, görücez bakalım. :) Yazımı beğenmene çok sevindim, sende sözünü unutma. :D

      Sil
  3. Vay be! :) Acayip takıntılar varmış. Seninle ben aynı ortamda olsak beraber yaşamamız biraz sıkıntılı olurmuş[Gerçi ben karşımdakini tanıdıktan sonra ona göre hareket eder saygı gösteririm o başka ;)]. Biraz ters düşmüşüz ;) Yazını okumak çok eğlenceliydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karşındakini tanıdıktan sonra saygı göstermen güzel birşey. İşte yazımda bahsettiğim arkadaşım bu huylarımı bile bile beni sinir etmeye devam ediyor. Bende başkalarının hoşlanmadığı şeyler varsa saygı gösteririm. Sende saygı gösterirsen neden anlaşamayalım. :)
      Yazımı beğenmene çok sevindim, yorumun için de teşekkürler. :))

      Sil
  4. O yazın bile tepene kadar üstünü örtme takıntısı fena ya, ben de kurtulmaya çalışıyorum ondan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Omoo! Sende de mi var o takıntı? O_o İnşallah bir gün kurtuluruz, bizde rahat rahat bunalmadan uyuruz. :))

      Sil
  5. Vooo, tam nokta atışı! Aynı ben. :D Ben de o çatalını batırıp yiyenlere sinir üstüne sinir oluyorum, hele ki salatalarda çok yapıyorlar. :S Salata da benim vazgeçilmezimdir, aynen ben de en uzak köşeden ayırıp tabağıma sürüklüyorum. Ve suyumu da paylaşmam, ama benim arkadaşlar saygılılar sağolsunlar, istemiyorlar artık. Ya da bitmek üzereyse ve ben içmeyeceksem melül melül bakıyorlar da veriyorum, ama ne iğrenç bir şeydir, nasıl içiyorlar ıyk! :S Ama eskiden ben de aynı yöntemi uygulardım, çöpe giden sularımla sucu açmıştım şimdiye ah ah.. :D

    Ve kulaklıkta ben de öyleyim, ille düzgün takacağım :D

    Ama ruh ikizliğimiz bi yere kadarmış :D Sağ ayakla girip çıkma olayı yok bende. Kitap ^^" O rezillerden biri de benim maalesef.. Elime kitap vermeyegörün ikinci gün kapak pert, sayfalar kıvrılmış, yırtık pırtık :P Arkadaşlardan almışsam dikkatli davranıyorum kitaplara lakin ben satın aldıysam o kitabın vay haline (acımıyor değilim yalan yok :P)

    Ama ben sevdiğimden yapıyorum, sevince koruma değil mahvetme içgüdüsü var bende. :D Test kitaplarım parçalanma derecesinde, kitaplar keza, defterlerimin hallerini söylemek bile istemiyorum. ^^" Aman ben aşık olmayım, LMH'yu filan tek parça alamazsınız benden, kemikleri kırık, boynu bükük kurtarırsanız sevinin yani! :D

    Ve "yanınızda ölü gibi üstünü kapatmış bir insan düşünün" bu cümleye koptum! :D:D Sıcaklamıyor musunuz peki? :S :S Ama iyi yönden bakalım: Sivrisineklere karşı iyi bir korunma yöntemi! :D

    Çok eğlenceli bir yazıydı, teşekkürler. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vay canına! İlk defa bu kadar uzun bir yorum alıyorum. :D Çok teşekkür ederim yorumun için. :)

      Aynen bende sucu açmıştım vallahi çöpe attığım sularla. :D
      Of yazık vallahi o kitaplara çok acıdım şimdi. Benimkileri yıllar sonra bile aç okunmuş bu kitap demezsin. :) Ama senin sevme şeklinde bir sorun varmış hehe. :) O zaman LMH'yu senden saklamak lazım. :) Yazık olmasın çocukcağıza şimdi, daha genç önünde uzuuun bir ömür var. :)

      Sıcaklamam mı? Aferdesin ama böyle terden sırılsıklam kalıyorum. Sabah kalktığımda duş almak zorunda kalıyorum. :) Gece arada açıp nefes alıyorum sonra tekrar kapanıyorum ölü gibi. :D :D

      Seninde yorumun çok eğlenceliydi, çok teşekkürler yarı ruh ikizim. :)
      Bu arada ''sen''li hatap ediyorum ben sana ama umarım sorun olmaz. :)

      Sil
    2. Uzun yorum atmakta üstüme yok, azıcık çenem düşüktür efenim ^^" Rahatsızlık vermemişimdir inşallah :D

      Bende öyle bir sorun var, nette ilk tanıştığım herkese siz derim.. fazla resmiyet iyi değil ama.. umarım bu takıntım geçer.. unni diyerek senli hitap edebilirim istersen hoi hoi unni. ^^ Benim sevme içgüdüm fenadır, sarılıyorum arkadaşlarıma pestilleri çıkıyor zavallıların, ama bundan bi beş yıl öncesinden iyiyim yani, o zamanlar fenanın da fenasıydım :D

      Görüşmek üzere~

      Sil
    3. Yok canım ne rahatsızlığı mutlu oldum aksine. :D
      Hoi hoi unni güzel oldu tamam öyle de bundan sonra. ^^
      Amanın! Neymişsin yahu sen öyle. Kitaplarına acımıştım, şimdi de arkadaşlarına acıdım. :D Yavaş yavaş düzeliyorsun yani o zaman bir beş sene sonra tam kıvama gelirsin hadi bakalım hayırlısı. :) Görüşürüz. ^^

      Sil
  6. biraz gecikmeli de olsa gelip okurum mimi:) bu mimi okurken nedense mutlu oluyorum tek takıntılı ben değilmişim diye:)

    bir de o yazın üstünü örtme bende de var belki senin kadar başıma çekmiyorum ama üzerim hep örtülüdür.Bu yaz kardeşim gece kalkıp duş alırken ben üzerimi örtüyorum diye bana söyleniyordu. sanırım beni görünce bunalıyor ama ben rahatım :) görüşürüz:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Omo! Dönmüşsün Asiruh çok sevindim. :D Ve o kadar ardan sonra gelip takıntılarımı okuduğun için çok teşekkür ederim. :D

      Bazen çok bunaltıcı oluyor ama bende rahatım. :) Yakınlarımız için rahatsız edici olabiliyor gerçekten de ama ne yapalım, bizimkide takıntı. Öyle isteyince bırakamıyosun. :) Görüşürüz. :D

      Sil