18 Ağustos 2012 Cumartesi

MİM: En Eski Anı...


Şu sıralar ortalıkta bir mim dolaşıyor ki sormayın efenim. İlk duyduğumda itiraf ediyorum çok tırsmıştım. ''Nasıl hatırlayacağım o kadar eski bir anıyı ben ya.'' diye kendi kendime streslere girmiştim. Ama çingularımın yazdıklarını okudukça benimde aklımda bazı anılar şekillenmeye başladı. Sonra baktım hatırlamaya başladım bırakır mıyım işin ucunu, iyice sarıldım anılarıma. Aklımın odalarında küçük bir gezintiye çıktıktan sonra sizlere layık anılar topladım, geldim. Ayyy... bak şimdi anılarımı topladım dedim de aklıma Nell'in hala en çok sevdiğim şarkısı ''Anılarımı Toplamaya Çıktığımda'' geldi. (Sanırım bininci kez bu şarkıyı çok sevdiğimden bahsediyorum, artık bıkmış olabilirsiniz. Ve Nell'in başka şarkısını bilmediğimi düşünenleriniz bile olmuş olabilir ama çok şükür bütün albümleri mevcut arşivimde ve hepsini severek dinliyorum ama o şarkı ilk göz ağrım olduğundan favorim) Neyse nerden nereye geldik kusura bakmayın çingular. Ne diyorduk... Hah! Evet, başta korkmuştum ama anılarımı tekrardan hatırladıkça ben bile eğlendim, bakalım sizlerde eğlenecek misiniz?

Ahh.. unutmadan meslektaşım, burçtaşım, çingum galaxy mimlemiş beni önce. Sonra uzun bir araran sonra tekrar aramıza dönüp bizi sevindiren canlina çingum. 3. kezde safir mavisi blogerları tarafından mimlemişim. Ve son olarakta edebiyatta yetenekli, güzel sesli Harmony mimlemiş beni. Çingularımın hepsine tek tek teşekkür ediyorum mim için.
İlk olarak hangisinden başlasam bilemedim şimdi, ııımmm....
Neyse, tamam seçtim birini rastgele işte...


Kaç yaşında olduğumu tam hatırlamıyorum ama şimdi oturduğumuz evden 2 önceki evimizde oturduğumuza göre, (acaba okula başlamış mıydım?) bi de sürekli sokakta oynadığımı hatırladığıma göre sanırım 5-6 yaşlarımda olmam lazım. Neyse, bizim apartmanın yanında kuzenlerim oturuyordu. Biz dışarda oynamaya o kadar kaptırmışız ki kendimizi eve gidip yemek yemeye bile vaktimiz yok. Yengem camdam (ev giriş katta olduğundan)bize ekmek arası hazırlamış onları verdi. Biz ayakta, arkamızdan atlı kovalıyomuş gibi aceleyle yemeğimizi yerken az ilerden kedinin teki sinsi sinsi gözlerini bize dikmiş, dikizliyo bizi. Bak sen şu işe, ekmeğimize takmış belli. Kediyle uzun uzun aşk dolu bakışmalarımızın ardından... 

Evet, çingular böyle üç nokta koydum, dizi en heyecanlı yerinde bitmiş gibi oldu dimi? Ama inanın bende hatırlamıyorum kediyle göz göze geldikten sonra ne olduğunu, tek hatırladığım avucumun içinden kan aktığı ve saatler sonra tetanoz iğnesi olmuş bir şekilde eve geri döndüğüm. O günkü yemeğim bana çok pahalıya patlamıştı anlıcağınız. 

Bu olaydan sonra da tetanoz iğneleriyle sürekli yakın ilişki içindeydim. Nerde küflü, paslı şeyler var, onları bulur, oynar ve gidip bi yerlerimi keser sonra da bir güzel tetanoz iğneleri yerdim.

Bir de bir keresinde köydeyken kapı bir türlü açılmıyor bende bi sinirle ittim. İtmez olaydım çingular! Ben kapıyı açar açmaz yüzüme bir horozun uçması bir oldu. Çok acımıştı ya... O zaman sadece ağlamıştım ama şimdiki aklım olsa o horoz mudur tavuk mudur neyse kestirir afiyetle yerdim. Oh!.. tavuğu da çok severim yani... 

Çok küçükken annemlerin anlattığına göre, o kadar çok anlattılar ki artık bizzat hatırlıyo gibiyim çünkü, kendimi Sinderella sanıp, komşumuzun evindeki biblo bir ayakkabıyı giymişliğim varmış bi de. Sonra ayakkabıyı ayağımdan çıkaramamışlar kırmak zorunda kalmışlar. Anlıcağınız ne bir prensese dönüşmüşüm ne de prensimi bulmuşum. Sebebini de şuna bağlıyorum, benim ayakkabım o kadar güzel değildi, bildiğiniz beyaz porselenden botlar vardır ya onlardandı.

Okulun ilk günü, yukarıda bahsettiğim kuzenimin yanına gidip onun sınıfındaki çocuklarla futbol oynadığımı hatırlıyorum mesela. Ama ilk gün maceram bununla sınırlı değil, bakın anlatıcam ama aramızda kalıcak tamam mı? Söz mü?

Bunu evet, olarak kabul edip anlatmaya başlıyorum o zaman... Şimdi efenim bilirsiniz ki herkes ilk okula başladığı zaman çok korkar, annesi falan bekler okulda bi kaç gün değil mi? Okulun ilk günleri koridorda, bahçede, kantinde olan o veli kalabalığını hepiniz hatırlarsınız. Hepimize olmuştur bu yani buraya kadar her şey normal. Bir kaç gün bekler veliler, sonra giderler. Peki, ben size annemi tam 1 ay okulda beklettiğimi söylesem ne dersiniz? Ağzınız açık kaldı değil mi? Daha da beteri var ama. Buna şaşırdıysanız o zaman bir de şunu dinleyin: Üstelik ilk günler annemin benimle birlikte sınıfta oturduğunu, derse girdiğini söylesem...  oh be söyledim gitti. 
Annemle beraber başladık biz okula, aynı sınıfta okuduk, aynı sırayı paylaştık. Evet, evet annem benim okul arkadaşım aynı zamanda. 
Daha sonraları yavaş yavaş koridora yollamışım annemi, bahçede bekletmişim ve en sonunda kadıncağızı okulun dışında bekletmişim ya. Ee, tabi artık müdürde bıkmıştır bizden, okulda kalmasına izin vermemiştir annemin. Ama ben bıkmadım çingular. Her tenefüs dışarı koşardım, demir parmaklıkları arasından annemle hasret giderirdim. 
Burada T.O.P'ye benzettim kendimi. O da okuldan kaçıp annesinin dizlerinin dibine koşarmış hep. Tek fark ben okuldan kaçmadım onu okula getirdim. Aman be T.O.P abicim sende de hiç akıl yokmuş valla. Anneni okula getirsene benim gibi, ne yoruluyosun boşu boşuna...


Yine okul maceralarımdan devam edeyim... 2. sınıftaydım sanırım, bir gösteri hazırlamıştık sınıf olarak. Bende kibritçi kız olucaktım, hani şu Hans Christian Andersen'in trajik hikayesi vardır ya kibritçi kızın donarak öldüğü, neyse orjinali buydu ama ben ölmedim merak etmeyin, hala yaşıyorum. Başrol kızı bütün masal kahramanlarıyla tanışıyodu, peri kızlarıydı, uyuyan güzeldi hepsiyle karşılaştıktan sonra sıra kibritçi kıza geldi. Bana ahiret soruları sormaya başladı.

''Napıyosun? Ne ediyosun? Ne satıyosun? Ailen nerde?'' Falan fıstk...  Her şey güzel gidiyordu, ta ki ben son repliğimi söyleyip sahneden ineceğim zamana kadar. Allah'ım repliği unuttum, üstelik 2 kelime bir şeydi. O anda beni bir sahne korkusu sardı anlatamam. Tam önde müdürün yüzü gözümün önünden gitmez hala, parmaklarını da birbirine dolamış, kaşlarını çatmış... (dövücek zannettim yeminle )arkada da 100'e yakın insan... Eyşşş! Çok streslendim vallahi. Neyse ki başrol kızımız hatırladı da kulağıma çıtlatıverdi repliği. O an yaşadığım ''Nolucak şimdi? Napıcam? Sahneden inemicek miyim?'' şoklarımı hatırlarım hala. 
Şimdi düşününce bendeki bu içe kapanıklıkla o sahneye nasıl çıktığıma bile şaşırıyorum. Omoooo! Acaba ben önceden böyle değildim de o trajik olaydan sonra mı içime kapandım böyle?!

Şimdi de ailemin uslu çocuğu olduğumu kanıtlar nitelikte anılarımı paylaşıcam sizlerle. 
Sanırım ben 8-9 yaşlarındayım bu sefer, ailecek Carrefoura gitmiştik. Erkek kardeşimde 3-4 yaşlarında. Babam arabayı park etti bizde indik. O sırada ne olduğunu hatırlamıyorum. Arkamızı bi döndük kardeşim yok. O yaşta ben bile nasıl kötü olmuştum, annemi babamı düşünemiyorum. Biz Mert'i aramaya başladık, ben bile etrafa koştur koştur bakmaya gittim ama sonuç nafile çocuk yok ortalarda, yer yarıldı içine girdi sanki. En sonunda danışmaya gidip anons ettirmeye karar verdik. Danışmada genç kızlar vardı, böyle güzel güzel... Annemle babam bir telaş olayı anlatıyolar, işte çocuğumuz kayboldu, şöyle giyinmişti, bu kadarcıktı falan diye... Allah'ım bir de ne görelim kızın teki almış bizimkini kucağına, danışmanın altından çıkardı. ''Çocuğunuz bu mu?'' diye. Ayy... nasıl sevinmiştik, o an nasıl rahat nefes aldığımı bir ben bir Allah bilir. Meğer bizimki etrafta başı boş geziyomuş kızcağızlarda alıp danışmaya getirmişler. 



Hah, bu bizim Mert'in doğumu da ayrı bir olay. Aramızda beş yaş vardır. Babam akşam işten gelmiş Milli maç var, onu izliyo. Anneminde hamileliğinin son günleri... Tuvaletten bi sesler geliyo. Kim? Annem tabii kide... Tuvaletin kilidi bozulmuş, açılmıyo. O sırada da sancıları tutmasın mı. Hemen koştur koştur babama haber verdim ve ertesi gün kucaklarında küçücük bir şeyle eve geldiler, bunları hatırlıyorum. 

Bizim küçük kaybolurda ortanca uslu durur mu? O da kayboldu... Yine küçüğüm ama ne kadar olduğumu hatırlamıyorum, 7 yaşından büyük değilimdir ama. Neyse denizden geliyoruz, o zamanlar arabamız yok sanırım çünkü otobüsle falan gitmiştik denize. Akşamüstü eve dönüyoruz, bu seferde benden 2 yaş küçük olan kız kardeşim yok ortalarda kuzenimle birlikte. Tabii bizde yine bi telaş modu, etrafa dağılarak aramalar falan derken bunları otobüs durağının yanındaki lunaparkta bulduk. Yine çok rahat bir nefes aldığımı hatırlıyorum ve sonra da lunaparkta fincan gibi bir şeye bindiğimizi ve mutlu olduğumu.  Şimdi düşününce sadece yavaş yavaş kendi etrafında dönen bir şeydi. Neden o kadar sevindiğimi bilmiyorum, çocukluk işte. 





Ben şimdilik sadece ırmağı mimliyorum çingular ama mimi hala yapmayanınız varsa ve yapmak isteyeniniz varsa söylemeniz yeter çingular, hemen paslayıveririm size. :D 

Ah!.. Unutmadan bugün biricik liderimiz G-Dragon'un doğum günü... İyi ki doğdun G.D!.. demek istiyorum. 

Son olarak yarın Ramazan Bayramı herkesin bayramı mübarek olsun, iyice gezin, bol bol şeker yiyin emi... :D 

26 yorum:

  1. ahhh muhteşem olmuş yaa:D çok güldüm çok eğlendim:D hele ki biblo ayakkabıya bittim desem yeridir. komşunu biblosundan etmişsin ama ona çok sevimli bir anı vermişsin onun yerine.eminim ki hala alatıp neşeleniyordur ama o anki korkusu...:)

    eline sağlık unnim yine eğlendirdin beni^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, arada görüştüğümüzde bahsederler hep o ayakkabı olayından, kurtuluş yok. :D
      Bende severim bu anımı, her duyduğumda kahkahalarla gülerim valla ama o sırada ne düşündüğümü çok merak ediyorum doğrusu. :D
      Eğlenmene çok sevindim canım. :D

      Sil
  2. Büyük ihtimal kediyle büyük bir kapışma yaşamışsın;geçmiş olsun:)Peki çingum kedilerden korkuyor musun şu anda merak ettim.Benim de ablamın başına böyle bir olay geldi.Kız şimdi üç metre ötesinde ki kediden kaçıyor:)

    Benim de okudaki ilk haftamda babam beklerdi.Ama seninki epey uzun br süreç olmuş.Sana da hakveriyorum ama.Çünkü bende okula ilk başladığım zaman çok tırsardım.Bizimkileri ikna edebilseydim;bir sene boyunca gelmelerini isterdim herhalde:)
    Sahne de tutuklu kalman kötü olmuş çingum:)Müdürse panik atak sebebi;insan bakar mı öyle:)
    Eğenceli bir yazı olmuş çingum ellerine sağlık:)
    Şimiden de iyi bayramlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende öyle düşünüyorum, sanırım bayağı uğraştım vermemek için o da beni tırmaladı. :D Aslına bakarsan kedilerden korkmam ama hiç ama hiç sevmem, pis şeyler. :P
      Ah.. şimdi aklıma geldi de beni köyde bi keresinde horozda tırmalamıştı. Kapıyı açtım yüzüme atladı hehehe. :D Ay dur ben onu da ekliyim bari. Yalnız bu hayvanların benle ne alıp veremediği varmış ya. :D

      Off!.. hem de ne uzundu. :D Valla ben annemin yerinde olsam beklemezdim ya. :P :D Bırakır giderdim hehehe çok caniyim di mi? :D

      Sorma çingum ya o müdür hep öyleydi zaten, suratı beş karış dolaşırdı ama o an daha bi feci geldi gözüme. :)

      Beğenmene çok sevindim çingu ve iyi bayramlar tekrardan. :D

      Sil
  3. O trajik olay kardeşlerinin kayboluşu falan sen o an ne kadar telaşa kapılsan ne kadar üzülsen bile ben burda okurken gülmekten öldüm... :D '' Neden o kadar sevindiğimi bilmiyorum, çocukluk işte. '' ayy bayıldım yahu çocukluk işte...Gerçekten de çok keyifli bir mim olmuş..Bu mimi yazmak isterim fakat senin kadar renkli anılarım yok ama neyse hadi içimden yazmak geldi...Zahmet olmazsa bana da postalıyıverdin gitti diye kabul ediyorum :D .....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun değil o sırada çok telaşlanmıştım ama şimdi düşününce ben bile gülmekten alamıyorum kendimi. :D

      Beğenmene çok sevindim canım, kimsenin yazmak isteyeceğini düşünmediğim için mimlememiştim valla çünkü sıcaklardan kimsenin içinden bir şey yazmak gelmiyo ama hemen düzeltim seni mimlediğimi yazıyorum. :D :D

      Sil
  4. Nell iyidir çingu hatırlat dur ne olacak bak sayende bir daha dinledim :D

    Anıların içinde en çok porselen ayakkabıyı giymene bayıldım:) Çok masal anlatıyorlar bize sen de denemek istemişsin ne var bunda :)

    Ve çingu sırrına çok şaşırdım.Bir türlü anlayamazdım o annelerinden ayrılamayan çocukları.Çok uğraştırmışsın anneni yazık ona.Benimki bir tek ilk gün geldi galiba.Sonra geldiğini hiç hatırlamam.Ama sınıftaki diğer çocukların yaptıklarını da unutmadım.Bi erkek çocuk cama yapışmıştı o gün hıçkıra hıçkıra bağıra bağıra annesine seslendi pencereden.Bir hafta mı ne emin değilim kadıncağız derse girmişti bizle :) Aslında çabuk da alışman lazımdı kuzenin falan varmış oyun oynamışsın daha ne olsun.Yoksa benim annem mi çok vurdumduymazmış bırakıp gitti beni!

    İyi ki ilkokulda bizim hiç gösterimiz falan olmamış.O zamanlar hep özenirdim diğerlerine ama şimdi böyle anıları duyunca o_O İçine kapanık olmayı umarım bırakırsın bir gün ben benimkinin geçeceğini pek sanmıyorum ama bakalım görelim:)

    Kardeşlerin de az telaşa düşürmemişler seni.Onlara inat bir gün sen kaybolsaydın diyeceğim ama senden küçük oldukları anlamazlardı ki.Kardeşinin danışma da çıkması da çok hoş olmuş bu arada :D Geçen gün bir akşam arkadaşlarla bizde öyle kendince mızıldayıp duran bir çocuk gördük biraz ilerisinde bir aile vardı ama hiç bakmıyorlardı çocuğun olduğu tarafa.Kaybolmuş galiba dedik biraz yaklaştık çocuk hemen sustu ve kaçıp o ailenin yanına gitti bize de öyle baktı ki sanırsın biz onu kaçırmak için geliyoruz :D :D kendimizi bir an kötü hissettim^^

    Ellerine sağlık çok eğlenceli bir yazı olmuş.Ve senin de bayramın hayırlı olsun.Ama bence bol bol yemeyelim şekerleri sabahtan beri elime geçen mideme ini sonumu iyi görmüyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh o zaman kulaklarında bayram etti desene çingu. :P :D

      Evet, işte yıllardır aradığım cevap çingu. :D Bende hep merak ederdim ne akla giydim o ayakkabıyı diye hehehe sanırım masallardan dolayı evet. :D

      Yok, biz kuzenimle aynı sınıfta değildik ama olsaydık bile ben yine aynı şekilde davranırdım gibime geliyo. :D Ahahaaha çingu koptum o çocukta benim gibiymiş desene. :D Çok garip bir görüntü oluşuyor di mi? Sınıfta öğretmenden başka yetişkin bir insan, üstelik öğrenci sırasında oturuyo hehehe. :D Annenle aranı açmak istemem çingu valla ben bilmem onu annene sor. :P :D

      Çingu biz sürekli gösteri yapardık ya, bıkmıştım artık bütün milli bayramlarda, sene sonu merasimlerinde okulda geçti ömrüm. :(
      Benim içe kapanıklılığım da geçicek gibi değil valla çingu :( hayırlısı olsun artık.

      Ayy cidden çok kötü bir durummuş çingu, üzüldüm valla. :( Ailesinde kabahat ne diye çocuğun orda ağlarken bakmazsın ki caniler ne olucak...

      Beğenmene sevindim çingu, evet o sözümü geri olmalıyım sanırım zaten beddua gibi olmuş baksana sonuna ''emi'' yazmışım hehehe. :D Bende çok şeker tükettim bugün kilo almazsak iyidir. :D

      Ve bu uzun, güzel yorumun için nomu nomu komao çingu. :D

      Sil
    2. İlkokul öğretmenim erkekti o yüzden hiç ilgilenmedi galiba böyle şeylerle.Ama her cuma sınav yapardı bizi arada da bunu önemsemeseydi ya :D

      Bu arada istemsiz ve engellenmez şekilde şeker dileğini yerine getiriyorum.Misafire bir bana beş şeker :D :D

      Sil
    3. Bizimki de erkekti ama müzik hocası mıydı, sınıf hocası mıydı belli değildi. :P Ya müzik dersi yapardık ya da bedene çıkardık, işte arada da kafasına eserse normal ders işlerdik. :D O zamanlar bi şey demezdik, sevinirdik ama liseye geçince çıktı acısı... :(

      Aman canlina yapma, etme misafire 10 ver sana 1/2 kalsın... :P

      Sil
  5. işte bu yüzden ben chingumu çok sevdim bence . Chingum kaç gündür ilk defa içimden gelen tek gülümseyişim senin sayende oldu kamzammidaaa ..
    Annen sınıf arkadaşın ha vay arkadaşş ya bende istiyooommmm :) Chingum kim seni içine kapattı söle gidip dağıtayım orayı valla yaparım bilirsin :P ya bak kardeş çok güzel bir şey ya ama ben neden abla değilim kardeşim of of şu mim bana hep bu soruyu sordurttu durdu sağolsun oda .
    çok güzel olmuş çok beğendim ellerine kollarına diline pcne klavyene netinize sağlık chingum . ve mimlendiiiiiinnnnn !!!! dıdım dıdım dıdımmm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O durumda seni gerçekten güldürebildiysem ne mutlu bana çingum, çok çok mutlu oldum inan. ^.^
      Bilirim çingu ama bu saatten sonra onları bi güzel benzetsen de bir şey değişirmi emin değilim. :D
      Küçük kardeş olmak ta güzel şeydir çingu eminim. Seni kollayan ve fikrini albabileceğin bir ablan olduğunu bilmek güzeldir. Abla olsan da kardeş olsan da kardeş olmak güzeldir bence. :D :D Bu konuda sıkıntı yapma. :)

      Beğenmene ve gülümsemene çok çok çok sevindim çingu, hemen bakmaya geliyorum. :))

      Sil
    2. yani ablamı çok severim aslında bizde abla benim ablam kardeş öle söler ben daha olgunum çünkü bakma blogtaki hallerime sen .. bekliyorum chingu m sen yazarsında ben beğenmem mi caneee ^.^

      Sil
    3. Hehehe o zaman kardeş eksikliği çekmene gerek yokmuş baksana zaten bi kardeşin varmış. :D
      Ya cahilliğimi mazur gör ama şu canee ne anlama geliyor, her yazında yazıyosun. ^.^
      Hep merak ediyodum okurken, yorumda sorarım diyodum ama yazarken unutuyodum. Burda görünce sıcağı sıcağına hemen sormak geldi aklıma. :D

      Sil
    4. haklısın chingu bu cane bana takıldı kaldı günlük hayatta da çok kullanır oldum allahtan sadece anneme sölüyorum . .
      bende japon animelerinde duydum hatta bugün izlediğim japon dizisinde de geçti yani kısacası görüşürüz demek :) Aslında canaa mı canee mi bende bilmiyorum ama sölerlerken canee ye daha bir yakın sölüyorlar tatlım ...

      Sil
    5. Okey şimdi anladım. :D Valla benimde dilime takılan çok şey var ya napıcaz biz. :D
      Omo, Yoboseyo, Ottuke, Mo, Nomu nomu, Yeppuda, Başitta, Kiyopta... bu liste uzar böyle. :D Bu kelimeleri gerçek hayatta da kullanmak istiyorum ama insanlar deli mi bu diye yanımdan kaçmasınlar diye kendimi frenlemek zorunda kalıyorum, tabii her zaman zamanında basamıyorum frene. :P

      Sil
    6. of aynen onlarda çok dile takılıyor yaa :D

      aynen aynen chingu o fren bazen geçikiyor mesela benim firen fizik lab ında ben balliii diye bağrındıktan sonra geldi :D

      Sil
    7. Omo! Hem de bütün sınıfın önünde mi? Ay çingu çok kötü hissetmişsindir, çok üzüldüm. :'(

      Sil
    8. yok allahtan tüm sınıf değil ama tam da o gün 3 grup birleşip deney yapıyorduk mat vizesi vardı çabuk bitsin die 10 kişi falan dık sonra hadi ya mat çalışçaz daha kızım doğru kur şu düzeneği bak ben teli sıktım falan diyip örtpas ettim ahahaha :D :D çok çakan olmadı :D

      Sil
    9. Ahahaha çingu alemsin. :D :D Bende en sonunda bigün böyle bi durumda kalıcam eminim. :D

      Sil
    10. valla kimse çakmasa bile sen bliyorsun ya o rezilliği o yetiyor hala dün gibi o anım :D aman chingu dikkat dikkat :)

      Sil
    11. Bir şey olmaz çingum hiç kendini sıkıntıya sokma, bak ne güzel bir anı olmuş güldük bu sayede. :D :D :D

      Sil
  6. Nell'i yeni keşfettim ben de çingum ve ilk bu şarkıyı dinledim, çok seviyorum ben de bu şarkıyı öyle böyle değil :)

    Bak sen kediye.. Saldırdı mı cidden ya o.O Hiç öyle beklemiyordum şaşırdım.. Ne trajik anılar bunlar böyle.. Kaybolmalar, yaralanmalar, 1.sınıf korkusu, sahne korkusu.. Uuuvvv! Ama öyle güzel anlatmışsın ki çok eğlenceli bir mim olmuş çingum :) En çok da biblo ayakkabıyı giymene bayıldım ^^



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde favorim bu şarkıdır çingu ama albümlerinin hepsi birbirinden kaliteli dinlemeni tavsiye ederim. :) Ve şu günlerde en merakla beklediğim şey Nell'den Kim Jong Wan'ın GD'nin yeni albümünde yaptıkları düet. :D
      O zamanlar çok trajiklerdi ama şimdi komik geliyor çingum, zaman işte... :D
      Beğenmene çok sevindim çingum ve dönmene de çok sevindim. :D

      Sil
    2. Dinliyorum çingum ;) Omo! Düet mi yapmışlar hiç bilmiyordum o.O Merak ettim şimdi :)
      Ben de seni yeniden gördüğüme çok sevindim çingum :D

      Sil
    3. Edilmicek gibi değil ki çingum. :D Hem VIP hem de Nell severler olarak mükemmel bir haber. :D :D :D

      Sil