28 Eylül 2012 Cuma

Gaksital: Bir Maskenin Ardında...


Bir minik yumurta,
öylesine basit bir şey...
...muhtemelen kayaya çarpınca dağılacaktır.
Ancak bir kaya ne kadar sağlam olsa da aşındıysa ölmüştür.
Oysa bir yumurta ne kadar zayıf olsa da hayattadır.
Zaman geçtikçe kaya aşınıp kuma dönüşür ama 
gün gelir o yumurtadan bir civciv çıkar 
 ve o kumların üstüne basıp, ezer geçer.
by Damsari

Gaksital'i özetleyen en iyi söz bu olmalı. 1930'lu yıllarda Japon işgaline uğrayan Kore Devletinin, bu emperyalizime karşı ayaklanmalarını ve bağımsızlık mücadelesine girmesini işlliyor dizi. İzlerken vatan aşkını öyle bir aşılıyor ki... Dizi Kore'nin bağımsızlık mücadelesini anlatıyor ama ben Türk duygularıyla izledim bu diziyi. Ülkemizin içinde bulunduğu şu kötü durumda Gaksital'i izlemek vatan aşkımı daha da bir aşıladı içime. Ama elden ne gelir ki. Şehit haberi duymadığımız tek bir gün bile yok. En acı olanı da şehit haberlerini artık sıradan bir şeymiş gibi algılamamız. Şu bir ayda 100 kadar şehit vermişizdir herhalde. 
Ne için peki?..
Kaç çocuk babasız, kaç kadın hayat arkaşsız, kaç anne baba yavrusuz kaldı. Kolay mı bir evlat yetiştirmek. Ne zorluklarla yetiştiriliyor bir çocuk. 100 şehit demek 100 eve düşen ateş demek. Yazık, günah ya! Yazık, günah! Neyse, aslında söylenecek daha bir ton laf var ama, neyse...

Japonlar, hem Josonluları insandan saymıyorlar hem de Japon İmparatorluğunun sadık bir kulu olması için insanları zorluyorlar. Vergileri arttırıyorlar. Kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden Josonluları dövmekten, işkence çektirmekten hatta öldürmekten geri durmuyorlar. Her baş kaldıranı tutuklayıp vatan haini ilan ediyorlar. Okullarda çocuklara Japon tarihini ve vatandaşlığını öğretiyorlar. Ve en son radde Koreli isimlerini Japon ulusunun ''paha biçilemez'' isimleriyle değiştiriyorlar. Karakterlerin birden fazla isimlerinin olmasının nedeni bu. 

Gaksital, 1974 yılında yayınlanan ve diziyle aynı adı taşıyan ünlü bir manhwadan uyarlanmış. Dizi Japonlara bağlı Jongro Polis Teşkilatı'nda çalışan Lee Kang To'nun japon yalakası maskesini çıkarıp bağımsızlık maskesini takmasını ve Damsari, Yang Baek, Dong Jin gibi özgürlük savaşçılarıyla işbirliği yaparak ülkelerini Japon işgalinden kurtarma çabalarını anlatıyor. 

Başrol oyuncular kadar destekleyici kadroda çok başarılıydı. Zaten destekleyici kadroda yaşını başını almış, kendini kanıtlamış, bizim birçok dizi ve filmden tanıdığımız oyuncuları görmek mümkün. Etkileyici bir konu, güzelce sayfalara dökülmüş bir senaryo... Yönetmenin başarılı çekimleri... Kaliteli bir aksiyon yönetmeninin elinden çıktığı belli olan samuray kılıçlarının konuştuğu dövüş sahneleri... Her şeyiyle mükemmel olan bir dizi Gaksital. Finaliyle bile. 


 

OST'ler çok başarılıydı ama biri vardı ki etkilenmemek elde değil. Tansiyonun yükseldiği her sahnede arka fonda çaldılar bu şarkıyı. Melodi ve enerjisi gibi sözleri de çok güzel ve anlamlı. İlahimsi bir şarkı ya da bir marş gibi. Arada da bolca rock ritimleri duymak mümkün. Lee Jung Hyun adlı Koreli tenor ve başrolümüz Joo Won'un sesleriyle can verdiği mükemmel şarkı Judgement Day. Çok harika bir düet. Joo Won'un sesini kullanması çok çok başarılıydı. Hayran kalmamak elde değil, hem de hiç. Onu dinlerken bir garip oluyorum her seferinde. Bir kere daha şu Korelilerin yeteneklerine hayran kaldım. Adamlarda oyunculuk desen var, ses desen var her şey var ya. Bravo! 

Joo Won ayrıca OST albümümde Love and Love adlı parçayı da seslendirmiş. Bu şarkıda güzel, Joo Won yine şarkının hakkını vermiş ama Saranghanda derken ki sesini beğendim. Birde dizide söylediği bir şarkı vardı, onu da beğenemdim ne yazık ki, neyse canım olsun o kadar. Bununla birlikte diğer oyuncularda soundtracke katkıda bulunmuşlar. Benim favori karakterimi canlandıran Jung Eun Byul'un seslendirdiği It Doesn't Work adlı parça favorilerimden. Ayrıca Han Chae Ah ve Angel klübünün sahibi Tasha rolündeki Ji Seo Yoon'unda Jazz türündeki şarkılarıyla albümde birer şarkıları mevcut.

Albümde, Ulala Session grubunun  favorilerimden olan Goodbye Day adlı parçasının Jun Sung Ahn tarafından coverlanmış halinin de kesinlikle dinlenilmesi gerekir: tık tık! Bu çocuğun da çok büyük bir yeteneği var. Tanıdığımdan beri beğenerek dinlemişimdir. Yalnız Jun Sung Ahn ve Sungha Jung'un adları ne kadar birbirine benziyor değil mi?


Joo Won
Lee Kang To / Lee Young / Sato Hiroshi 
İlk defa izlediğim, hatta varlığından bile bihaber olduğum bir oyuncuydu Joo Won. Hakkında sıfır bilgi sahibi olduğumdan, başrolü bu çocukcağıza verdiklerini gördüğümde ''Niye?'' dedim. Bundan önce sadece iki dizide oynamış. Neyin nesi, kimin fesi oluyor da Shin Hyun Joon gibi bir oyuncunun adını bu çocuğun altına yazmışlar, dedim. Aigoo! Kesin torpilli. Gibisinden düşüncelere kapıldım. Tabisi her önyargılı baktığım oyuncu gibi Joo Won'da şaşırttı beni. Yetenek var maşallah, çok çok iyi ama bazen ağlamasını beğenmedim. O ağlarken ben gülme krizlerine giricektim nerdeyse. Oyunculuğunu beğenince oynadığı diğer iki diziye baktım ve Gaksital gibi onların reytinglerinin de, hatta Gaksital'den bile yüksek olduğunu gördüm. Omo, hemen izlemem lazım! Birde hakkında yaptığım küçük çaplı araştırmadan sonra Joo Won'un, eskiden severek izlediğim 1 Night 2 Days'de en küçük üye olarak Seung Gi'min bıraktığı tacı devraldığını öğrendim. Bu arada şu maske bana Jigsaw'ın maskesini anımsattı. Neyse ne de, maske tam Joo Won için yapılmış gibi. Bizim Kang To maskeyi her taktığında adeta ''cuk'' sesini duyar gibi oluyoruz. Elmacık kemiklerini simgeleyen o kırmızı benekler Joo Won'un elmacık kemiklerine nasıl da süper uymuş. 

Shin Hyun Joon 
Lee Kang San
 
Ben bu acuşiyi yıllar yıllar önce daha ben Kore'yi bilmezken ''Dünyayı Ağlatan Klip'' başlığı altında internette izlemiştim. (Bundan bahsetmiştim bir yazımda isterseniz tık tık!) Kendisi ben farkında olmasam bile tanıdığım ilk Koreli oyuncu ünvanını taşıyacaktır her zaman. Evet, bu şerefe nail olan Shin Hyun Joon'dur. Neyse, sonralardan, bu sefer gayet bilinçli bir şekilde dizilerini falan izlemişliğim vardır. Kendisinin ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu söylememe gerek bile yok sanırım. Ama Gaksital'daki Lee Kang To'nun yarım akıllı, otistik abisi rolüyle bir kere daha saygımı kazandı. O yaşta bir adam nasıl öyle bebek gibi rol yapabiliyor hem de hiç yapmacıklığa düşmeden, cidden anlamadım. Çok çok çok çok çok başarılıydı. Benim beynim bunu almıyor. İnsanlar nasıl bu kadar başarılı rol yapabiliyorlar. Her seferinde bu denli başarılı olmalarına şaşıp kalıyorum. Sonra da, Allah'ım ne yeteneklerle dünyaya yolluyorsun şu insanları, diye düşünüyorum.

Shin Hyun Joon'un bu dizide fazla bir rolü yok, isminin de Joo Won'un altına neden yazıldığını anlamış oldum böylece. Ama rolü az da olsa, canlandırdığı karakterle Gaksital'e renk kattı diyebilirim.



Jin Se Yun
Oh Mok Dan / Boon Yi / Esther

Kız 93'lüymüş!!! Şaka gibi! Yaşlanıyoruz Yarabbim!  Aaağğ! Zamanı durduracak bir şey yok mu? TT

Kısacık bir isyandan sonra Jin Se Yun hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Ben bu kızı da daha önce ne bir yerde izledim ne de adını sanını duydum. Hiçbir olumlu ya da olumsuz düşüncelerim yoktu kıza karşı ama çok ta beğendiğimi söyleyemem rol yapışını. Karakterini de pek sevmedim. Güçlü kadın karakterleri severim ama bu kızın duyguları çok çabuk değişti bence. Yakın arkadaşı olan Shunji'ye destek olucağı yerde köstek oldu. Hiç düşündün mü adamın ruh halini, ne acılar çektiğini? Seni korumak için neler yaptığını. Hı, kızım! Yok! Önce adam zaten acı çekerken, ortada da hiçbir sebep yokken ''Afedersin, seninle biz çok farklıyız, artık arkadaş kalabileceğimizi sanmıyorum.'' dedin. Sonra da  ''Sen Japon olsan bile, sırf Josonlu çocukları seviyorsun diye arkadaşın kalabilirdim. Ama artık sen benim için adi bir Japonsun.'' dedin. Kızım sen daha önce adama arkadaş değiliz dememiş miydin, niye sonradan zaten bitirdiğin arkadaşlığını bitirmemiş gibi davranıp, tekrar bitiriyorsun? Adamı bilemem kaçıncı defa tam yüreğinden vuruyorsun? Sen belki de Shunji'ye tırnağımın ucu kadar iyilik, sevgi ya da arkadaşlık gösterseydin, o adam böyle olmayacaktı.

Aynı şekilde Lee Kang To'ya karşı da duyguları çok çabuk değişti. Bir insanın ölümüne nefret ettiği biriden bu kadar kolay etkilenmesi çok saçma bence. 


Park Ki Woong
Kimura Shunji
Woooow! Dizide başrolü bile gölge de bırakıp oyunculuğuyla bir tek beni değil bütün herkesi kendisine hayran bırakan bir oyuncu. Par Ki Woong'u da ilk defa izledim ben. Ama onu böyle bir rolle tanıdığıma memnunun. Canlandırdığı karakter çok zordu. Psikolojisi bozulmuş, intikamın kölesi olmuş, ne yapması gerektiğini bilemeyen bir insandı. Önceleri melek gibi bir insanken bir anda hayatı altüst oldu. Karakterine uymayan bir meslek ve davranışlarla bambaşka bir insan ya da canavar formuna büründü. Benliğini kaybetti. Üzerindeki baskı, sevdiğinin her fırsatta bıçak gibi saplanan sözleri karanlık tarafa zorunlu bir göçe sürükledi onu. Anakin Skywalker'ken adeta Darth Vader'a dönüştü. 


 
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de kardeşi gibi gördüğü Lee Kang To'yla arasında çatlaklar oluştu. Çatlakların ardından bastıran sular sonunda küçük çatlağı telafisi imkansız kocaman bir deliğe dönüştürdü. En çok üzüldüğüm şey de arkadaşlıklarının bozulmasıydı. En akılda kalıcı sahnelerden biri de ikisinin ağladığı şu sahneydi: Offff offff!..


 
 

Bu ikisinin kaderleri çok ironikti. Başlarda ''Gaksitallllll!'' diye Lee Kang To çılgına dönmüşken, ilerleyen bölümlerde Shunji Gaksital'i yakalamak için deli oldu. Başlarda Lee Kang To bir canavar ve Shunji'de bir melekken sonralarda rollerini değiştirdiler. Ya da ikisi de abilerinin rollerini üstlendiler de diyebiliriz. Ama her ne olduysa ikisinin de yararına olmadığı kesindi. 
 

Aslında Kimura Shunji yaptıklarından hep pişmandı. Yavaş yavaş bir canavara dönüştüğünün kendi de farkındaydı. Oysa tek istediği eskisi gibi öğrencilerinin yanına dönmekti. İstese her zaman yolundan dönebilirdi ama hem gururu izin vermedi buna hem de çoktan intikamın sadık bir köpeği olmuştu.


Han Chae Ah
Chae Hong Joo / Ueno Rie / Lara

Dizide sevdiğim bir diğer karakter Han Chae Ah'ın canlandırdığı Ueno Rie'ydi. Derin bir karakterdi. Dıştan zor bir insanmış gibi gözükse de aslında çok narin ve duygusal bir insandı. Güçlü gibi görünen zayıf bir karakteri vardı. Dizide bolca söylendiği gibi çok güzel bir kadındı. Rol yapması da hoşuma gitti. En çok ''Katsuyama!'' diye bağırışlarını sevmiştim. Katsuyama'yı da çok sevmiştim. Allah herkese öyle koruma nasip etsin inşallah! Ve Katsuyama ile çok iyi ikililerdi bence. 


 

Jung Eun Byul
Jin Hong
 
               
   

Ama benim dizide en sevdiğim kadın karakter 20. bölümlerden sonra çıkan, az gözükse de benim kalbimde taht kuran Bağımsızlık Hareketi üyelerinden Jin Hong'tu. Süper dövüşüyordu. Kadın Ajan sıfatına birebir uyan hem güzel hem de güçlü bir karakterdi. At kuyruğu bağladığı saçından dümdüz sarkan kuyruğu ve saçının önünden çıkan upuzun perçemi ve giydiği askeri üniformamsı kıyafetlerle çok sevdiğim bir karakter oldu. Süsüne püsüne de düşkündü he, dövüşürken bile kulağında küpeleriyle dövüşüyordu. Ayrıca o asker kıyafetlerini çıkarıp bir kerecik bile olsa elbise giyip dişiliğini daha çok ön plana çıkardığında , çok zarifti, çok. Bu arada Jin Hong'u canlandıran oyuncu Jung Eun Byul'muş, yine ilk defa izlediğim oyunculardan. 

Daima tarih dizilerinde, Joson Hanedanlığını izlediğimiz Kore'nin bu sefer bambaşka bir dönemine ışık tutuyor Gaksital. Kıyafetler, şapkalar, arabalar, jöleli saçlar gibi öğelerle kendinizi zaman yolculuğuna hazırlayın. Ezilmiş bir millet, Asya'ya hakim olmaya çalışan bir ülke, arada kalan insanlar, özgürlükleri için savaşan liderler, yapılan fedakarlıklar, bozulan arkadaşlıklar... 
2012'nin en iyi yapımlarından biri olan Gaksital, kesinlikle kimsenin kaçırmaması gereken bir dizi. Aslında dizi tanıtımı yapmadan önce sadece iki kelime: ''İzleyin, izlettirin!'' yazmayı düşünüyordum. Kısa ve öz. :) Ama sonra fikrim değişti. Olur mu öyle ya, dedim. Neyse, anladınız ben çok beğendim bu diziyi işte. 
İzleyin,izlettirin! 

P.S. Dizinin bütçesi 9 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Ağzım açık kaldı resmen, hatta çenem yerlerde şu an. 

21 yorum:

  1. Bütün ayak diretmelerime rağmen sonunda bende bu diziye başladım. Aksiyonu sevmeyenlere bile aksiyon izlettiren acaip bir dizi. Oyuncular çok başarılı, ost'ler çok iyi, senoryo güzel, dövüş sahneleri gerçekçi... Baya sevdim bu diziyi yahu, adının heryerde dolaşmasından ne kadar başarılı olduğu belli zati;) Yazın gayet doyurucu olmuş canımcım eline sağlık;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de çok başarılı bir dizi, kesinlikle herkes izlemeli. Beğenmene sevindim çingu. :D

      Sil
  2. Unni yazınla çok alakasız olacak - ama izler izlemez yorumumu bırakacağım :D- fakat mimledim senii! :D http://ifeelgoodman.blogspot.com/2012/09/mim-unutulmayanlar-ilkler.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım hemen bakıyorum, biraz geç oldu ama kusura bakma. :/

      Sil
  3. Çinguuuuu goodbye day'in bu versiyonu cidden çok güzel olmuş.Normalde de etkiliyordu şarkı ama az daha zorlasam kendimi ağlardım herhalde bayıldım :D zaten bu şarkı diziden en sevdiğim parça.İlk Gaksital öldüğünde de bu çalmıştı di mi?Offff!Bir de dizinin son bölümlerinde çalan bir şarkı vardı ona da bitmiştim ama onun hangi şarkı olduğunu bulamadım,hatırlayamadım.

    Joo Won'u benim de ilk izleyişim. Bread love dreams fotoğrafları bir ara ikide bir karşıma çıkardı o yüzden tanıdık geliyordu.Zaten o diziye de sırf çok bölümlü diye başlamadım o kadar ısrarla karşıma çıkmasına rağmen :) Ahh şimdi de Joo Won'un tüm dizilerine bakasım var ama çok bölümlü hepsi korkuyorum biraz çingu ;)Ama bu tatlılık için de bakılır yani o kadar bölüm değil mi?Ve tabi oyunculuk da süper olunca!bu arada Shin Hyun Joon un oyunculuğuna da birşey söylememe gerek yok adam yapıyor abi :D

    Park Ki Woong'u çok güzel bir dizide iyi bir insanmış gibi numara yapan kötü adam olarak izlemiştim.O zamandan kalma biraz gıcıklığım vardı ama bu dizinin ilk bölümleriyle affettim onu ama bir baktım ki bizimki burada da kötü olmuş.Üzdü beni bu ama naparsın senaryo yani!Hep bir umut belki akıllanır dedim aslında ama ben böyle dedikçe daha bi delirdi orası ayrı.

    Mok Dan'ın rolünü çok fazla abartmayalım demişler.Sonuçta kız istediği kadar cesur olsun asker modunda bir tip olamazdı.Dövüş sahnelerinde kızı abartmamalarını sevdim aslında.Bir de bu arkadaş Moon Chae Woon'a benzemiyor mu?Sanırım ondan ötürü davranışları saçma gelmedi.MCW'a bayılırım da ben azıcık :D :D Aslında kıskanmadım desem yalan yani o değil de ben benzeseydim ya MCW'a ne olurdu?? Ve kızın giydiği her cekete de ayrı bir aşık oldum.Kıyafetlerini kim seçmişse ellerine sağlık.Bir paket yapıp bana da gönderse çok makbule geçerdi Valla :)) hatta paketi Katsuyama getirsin.Getirmişken de o yolu geri dönüp yorulmasın burda kalsın.Biz ikimiz bakmaz mıyız burda ona çingu ne olacak yani;)

    Daha bitirmezsem ben bu yorumu çakma posta çevireceğim çingum.Çok istediğim halde yazamadım ya.Olsun ama senden okumak da ben yazmışım gibi sevindirdi ellerine sağlık^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen çingum, bende de aynı etkileri yaptı valla. Çocuk çalıyo işte ya. Allah'ım yetenek başka bir şey. :D Çingu o dediğin şarkı hangi sahnede çalıyodu, meral ettim şimdi. :)

      Evet çingu ya. :/ En kısa dizisi Gaksital işte, Bread love dreams 30 diğer dizisi de 58 bölüm ee yuh yani. :) Ne zaman izliyim ben o kadar bölümü dimi ama. Zaten kore dizileri hem kısa hem güzel oluyo diyo çekici geliyodu bana. Ama şimdi işin ucuna Joo Won gibi bir faktör var. :D İzlenir bu tatlılık için be çingum. :D

      Ahahaha! Zorla sevdirtmedi kendini yani Park Gi Woong. :) Ama yapıcak bir şey yok sen hep iki adım atmışsın o beş adım geri gitmiş. Sende suç yok çingum.

      Bilemem ki çingu. Aslında şimdi sen dedin de baktım biraz andırıyo sanki. Bende severim Moon Chae Won'u. Aslında önceden sevmezdim ama Prinsess Man'den sonra sevdim. O yazımda da bahsetmiştim. Ama şimdi sevdiğim bir oyuncudur.
      Aaa çingu benzeyebilirsin ki MCW'a. Kore'ye git ordaki doktora ben MCW'a benzemek istiyorum de, aynısını yaparlar valla. :P :P :D Hayranım Kore'deki estetiğe de, aşmışlar yani adamlar yapıyolar. :)

      Ayy ne iyi olurdu yaaaa! Onun gibi korumaya can kurban. :D Katsuyama! Katsuyama! diye çığırır dururduk artık. :D
      Teşekkür ederim bu güzel yorumun için. :D Ay nasıl mutlu oldum çingum anlatamam böyle düşünmene. :D :D

      Sil
  4. Çingu dünden beri bloguna yorum yapmaya çaılışıyorum ama izin vermiyor.Blogtan mı benim pcden mi bilmiyorum ama gönderince izin yok falan deyip durdu.Umarım bu sefer yorum bırakabilirim:)

    Bu diziye dair o kadar çok övgü duydum ki anlatamam.Ve bir çok spoiller yedim.Allah'tan kim kimdir bilmiyorum.Belki dizinin sonunu bile biliyorumdur.
    Bende başlamak istiyorum ama dram ve aksiyon ağırlıklı dizilerden hep uzak durmuşumdur.Sanırım bu sefer bu kuralı yok sayıp başlayacam diziye.
    Şu 93'lü mevzusuna hiç girmiyim.Yine bu kız on sekiz falan olmuştur.Gd'nin kilibindeki 96'lı kızdan sonra 93'lüler pek gözüme çarpmıyor yani:)

    Neyse çingum izlediğim diziler aradan çıksın ilk işim bu diziyi izlemek olacak.O zaman izleyen birisi olarak yoruma gelirim.Çok güzel bir tanıtım olmuş çingu ellerine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa niye ki acaba ya, inşallah kendiliğinden düzelmiştir. :/ Bu kadar uğraşmana üzüldüm çingum, ve ayrıca teşekkür ederim. ^.^

      Çingu sende bütün dizilere spoiler yiyorsun valla hehehe. :) Diziye başlamadan ya da bitirmeden spoiler sayfalarına girme benden sana çingu tavsiyesi. :P :D

      Başla tabi çingum ya. Ben 28 bölüm nasıl bitti anlamadım bile. O kadar sürükleyici ve tatmin edici. Kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. Bence en yakın zamanda izle. :)

      Ay doğru dedin. O kız da 96'lıydı değil mi? Çok küçük atılıyolar bu sektöre ya. :/
      Beğenmene çok sevindim çingum. :D

      Sil
  5. Karakter tahlilleri yerinde olmuş. :) Ben de diyorum izleyin, izlettirin. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :) İzleyin, izlettirin. :D

      Sil
  6. Gaksital hakkında okuduğum en güzel blog yazısı bu olmalı. Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum şu an, teşekkür ederim ama senin güzel çevirin olmasaydı yazamazdım. ^^ Senin de ellerine sağlık. :D

      Sil
  7. Çingum bir ödül var bende eğer kabul edersen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa çok mutlu olurum çingum bakmaya geliyorum hemen. :D :D

      Sil
  8. Gaksital beğendiğim bir diziydi ama bazen sıkıldığım da oldu. Bölüm çokluğundan aynı şeyleri tekrarladılar. Benimde en sevdiğim kadın karakter Jin Hongdu ve onu Ahn Sub la yakıştırıyodum. İyi bir çift olabilirlerdi. Aslında Mok Dan & Kang To dan çok onların birlikte olmasını istiyodum. Finalde Mok Dan'a değilde Jin Hong'a üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bende Jin Hong için daha çok üzülmüştüm ve Ahn Sub ile olmalarını isterdim. :)
      Ben zaten Mok Dan ve Kang To'nun birlikte olmalarını çok fazla istememiştim. Mok Dan'ı başkası oynasaydı belki bu düşüncem değişebilirdi. Ama başkası oynasaydı da karakteri değişmezdi yani ben yine kızı sevmezdim çünkü kızın yaptıkları Shunji'nin kötü biri olmasına neden oldu yazıda da bahsettiğim gibi.

      Sil
  9. Çok güzel anlatmışsın diziyi. Diziyle igili her düşüncene katılıyorum. Yalnız ben 20. bölümden sonra gelen o iki ajanı yakıştırmıştım. Keşke birlikte olsalar demiştim dizi boyunca. Lee Kang To & Mok Dan ikilisinden çok onların aşklarını görmek isterdim. Hatta Mok Dan dan çok ajana üzülmüştüm ben. Genelde kadın karakteri beğenmeyince, diğer çiftlerle igileniyorum. Örneğin; The King 2 Hearts da Prenses & Koruma onlara çok üzülmüştüm. Kendim dışında o kadın ajanın favori karakteri olarak gören başka birisini görmemiştim. Senin yorumunu görünce sevindim. Artık o ikisi de takibime aldım. Zaten Kim Ji Min ( An Sub ) Irıs 2 oynuyo şimdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim Deniz. :) Senden önce yorum bırakan arkadaş, sen ve benim düşüncelerimiz aynı. Art arda Jin Hong'u Mok Dan'dan daha çok seven, ölümüne daha çok üzülen, Jin Hong'u favori karakteri olarak gören ve Lee Kang To & Mok Dan ikilisinden çok Jin Hong & Ahn Sub ikilisini seven yorumlar alınca acaba dedim adsız ve Deniz aynı kişi mi? :)) Olmayabilirsiniz de bilemiyorum ama iki yorumu da yeni gördüm ve iki ayrı kişiyseniz yorumları onaylamadan yayınlamadığım düşünülürse ve benden başka gören olmayınca biraz fazla tesadüf geldi. :)) Sakın yanlış anlama sadece çok merak ettim ve şaşırdım.

      Neyse çok uzattım galiba, yorumun için çok teşekkür ederim. Bende kadın karakteri sevmeyince o çiftle fazla ilgilenemiyorum. Ahhhhh! Eun Shi Kyung ah! Hiç hatırlatma. Aradan neredeyse bir yıl geçmiş olmasına rağmen 19.bölümü izlediğim zamanki senaristlere olan öfkem hala aynı seviyede. Her zaman söylüyorum Eun Shi Kyung bunu hak etmedi. :((

      Eun Shi Kyung ve prensesi daha çok sevdiğine göre buradan baş roldeki kadını yani Ha Ji Won'u sevmediğin sonucunu çıkarabilir miyim? Bende sevmem Ha Ji Won'u nedense benim gibi HJW'u sevmeyenler görünce seviniyorum aslında normalde kim kimi sevmiş umursamam ama bu kadına karşı ayrı bir tavrım var.

      Iris 2 dizisini izlemeyi çok istiyorum Lee Da Hae ilk tanıdığım Koreli oyuncudur bu yüzden bende yeri ayrıdır ve Beast'ın Yoon Doo Joon'u için izlemek istiyorum ama Ahn Sub'un da kadroda olduğundan haberim yoktu. Bunu haber verdiğin için teşekkürler Deniz. :))

      Yorumun için teşekkür ederim ve yazımı beğenmenle beni çok mutlu ettin, eski yazılarına da yorum gelince insan daha çok seviniyor sanırım. :))

      Sil
    2. Evet. Şimdi farkettim, ben göndermişim. Google hesabım olduğunu unutmuşum sonradan aklıma geldi, buraya yazıp yazmadığımdan da emin değildim. Benim kadar unutkan bir insan yoktu heralde. Otobüste şemşiye, okulda çanta, kafede cüzdan... bun bir de ikide defa aynı mesajı göndermeyi ekledim :D
      Ha Ji Won'unu sevmiyorum açıkcası. Kadının ses tonu olsun, yüz ifadeleri olsun çok yapmacık buluyorum. Secret Garden'ı Hyun Bin, The King 2 Hearts'ı da Lee Seungi ve '. çift için izledim.
      Eski yazılarını da okudum. Genelde aynı düşünceleri paylaşıyoruz senle. Örneğin; Hangi Şekilde Kitap Okursunuz? kendimi gördüm yazında. Bende kitaplarıma çok değer veririm.Hatta kardeşim kitabımın bir sayfasını kırıştırdığı baya çıkışmıştım ona. Bunun için ailem benle çok dalga geçer ama ben umursamıyorum.Yazılarının devamını bekliyorum.

      Sil
    3. Of çok unutkanmışsın Deniz. :( Bu duruma çare bulmak isterdim ama aklıma bir şey gelmiyor ne yazık ki. :( B12 vitaminin falan mı eksik acaba?
      Bu kadar unutkan olmana üzüldüm gerçekten ama yazıma tekrar yorum bırakmana sevindim çünkü okuyup tekrar yorum bırakma isteği uyandırmış olmalı ya da ben öyle düşünmek istiyor olabilirim. :D :D

      Aynen aynen dediklerine katılıyorum. Düşüncelerimi dillendirdin resmen, kadını sevmiyorum, sevemiyorum bir türlü. Ayrıca bende Hyun Bin ve Lee Seung Gi için izlemiştim o dizileri. :D Bundan sonra sevdiğim bir aktör HJW'la oynamadığı sürece hayatta izlemem o kadının filmlerini, dizilerini.

      Gerçekten mi? :D Çok sevindim benzediğimize. Genelde yakın çevremde bana benzeyen insanlar yoktur ama bu blogu açtığımdan beri aynı düşüncede olduğum birçok arkadaşla tanıştım. Aynı şeyleri seviyoruz, sevdiğimiz konulardan konuşuyoruz...
      Yanımdaki arkadaşlarıma da değer veriyorum ama buradaki arkadaşlarımın yerleri de bir başka. :)
      Neyseki benim kardeşim de kitap konusunda takıntılı o yüzden bu konuda aramızda pek sorun çıkmıyor. :)
      Şu sıralar pek yazamıyorum ama umarım en kısa sürede yazabilirim. :)

      Sil
  10. Diziyi öyle bir anlatmışsın ki insanın hemen başlayası geliyor...
    Gerçi çok fazla içerik hakkında bilgi sahibi olmamak ve senin görüşlerini benimsemeden tarafsız bir başlangıç yapmak için atlayarak okusam da diziyi ne kadar çok beğendiğini hissedebildim ^^
    veeeee "Aigoo! Kesin torpilli." cümlesine bayıldımmm :D
    Tam bir Korecan tepkisi =))

    YanıtlaSil