31 Ekim 2012 Çarşamba

Arang and the Magistrate

Hayalet ve Yargıç
Joson'da bir dönem insanların tutkuları sınıra dayanmış, dünya çirkefleşmişti.
Bu karmaşada iki dünya arasındaki sınır kapısı yıkılmıştı.
Bu yüzden hayaletler dünyada kalıp dolanabiliyordu.
Hayaletler insanları görür fakat insanlar onları göremezdi.
Hayaletleri görebilen yalnızca bir kişi vardı.
O da 3 yıl önce kaybolan annesini bulmak için Miryang'a gelmişti.

Dizimiz bu replikle başlarken Kim Eun Oh(Lee Jun Ki) annesini bulmak için Miryang'ın yolunu tutmuştur çoktan. Sadık hizmetkarı Dol Se ile ormanda yollarını bulmaya çalışırlarken, kaderleri Arang (Shin Min Ah) adlı çirkef hayaletle birleşir. Arang son derece kavgacı, hazır cevap ve eli maşalı bir hayalettir. Yıllar önce ölmesine rağmen ne cennete ne de cehenneme gitmiştir. Öldüğünden beri başı boş bir şekilde hayalet yaşamını sürdürmek için mücadele vermektedir. Tam da bu mücadelenin içinde olduğu bir gün, ölüm meleklerinden kaçarken Kim Eun Oh'un yanı başından rüzgar gibi geçip gider. Eun Oh bütün karmaşayı görmesine rağmen kılını dahi kıpırdatmaz çünkü kişiliğindeki en belirgin özellik kendini ilgilendirmeyen işlere burnunu sokmamaktır, isterlerse yanı başında adam kessinler umrunda bile olmaz.(O kadar da değil canım, abarttım biraz.) Neyse, Eun Oh ve Dol Se terk edilmiş bir klübede konaklamaya karar verirler. Her zaman olduğu gibi ölüm meleği Moo Young'u atlatmayı başaran Arang'ta tesadüfe bakın ki bu klübeye sığınır. Tam üstünü değiştirecekken Eun Oh'un gözlerinin kendisine kaydığını farkedince işkillenir, ancak Eun Oh mükemmel oyunculuğuyla Arang'ı onu görnediğine ikna etmeyi başarır. 

                            
Ertesi gün, Eun Oh başka hayaletlerle konuşurken Arang bu olaya şahit olur ve bundan sonra Kim Eun Oh'un peşine takılır kuyruk gibi. 

Tek istediği, sadece kim olduğunu öğrenmektir. Çünkü ölmeden önceki yaşamına dair en ufak bir anı hatırlamıyordur, ismini bile. Arang ismi de başka bir hayalet tarafından verilmiştir ona. Kim Eun Oh, böyle boş işlerle uğraşamayacağını, yargıca gidip ondan yardım istemesini söyler. Arang'ta Miryang'da yargıç olmadığını ve yargıç olursa ona yardım edip etmeyeceğini sorar. Kim Eun Oh böyle bir şeyin olma olasılığını hiç düşünmediği için ''Tamam. Yargıç olursam sana yardım edeceğime söz veriyorum.'' der. Arang'ın yırtık bir hayalet olduğundan bahsetmiştim değil mi? İşte tam bu sebepten ortalığı karıştırarak, zaten yargıç arayan Miryang'a yargıç olmasını sağlar. Bunun içinde zavallı şaman Bang Wool'dan yardım ister. Şamandan bahsetmişken yalnız başına yaşayan, teoride başarılı ama iş pratiğe gelince çuvallayan, hayaletleri duyan fakat göremeyen garip bir şamandır. Arang'tan az çekmedi zavallı kadın ya.
Kim Eun Oh yargıç olmasına rağmen Arang ne yaparsa yapsın bir türlü onun dileğini yerine getirmez ta ki, hayaletin saçındaki saç tokasını fark edene kadar. Bu saç tokası Kim Eun Oh'un kayıp annesine hediye ettiği tokadır. Arang'a tokayı nerden bulduğunu sorar fakat hayalet tokanın kendisinin olduğunu, öldükten sonra uyandığından beri saçında olduğunu söyler. Tokanın bir benzerinin olmadığını gayet iyi bilen Eun Oh, Arang'a inanmaz ancak yapacağı bir şey yoktur çünkü hayaletin hiçbir şey hatırlamadığını da biliyordur. Peki tokanın Arang'ta ne işi vardır ve annesiyle bu hayaletin ne gibi bir bağları vardır? Burnuma yeni bir gizem kokusu geldi hımmm. Bu soruların cevaplarını bulursa annesini de bulacağına inanan Eun Oh, Arang'a yardım etmeye karar verir.


Yeryüzünde olaylar böyle gelişirken gökyüzünde de  gökyüzü kralı ve yeraltı kralı günlerini Go oyunu oynayarak geçirmektedirler. Tabii gökyüzü kralının kafasında bin bir tilki dolaşmaktadır, orası ayrı.

 
 
Başroller en sevdiğim bayan oyunculardan biri olan Shin Min Ah ve yine sevip, beğendiğim Lee Jun Ki'ye emanet edilmiş Arang and the Magistrate dizisinde. Zaten bu diziye başlamada en önemli sebebim de 40 yılda bir yüzüme gülen şansla iki sevdiğim oyuncunun bir araya gelmesiydi. Genelde önceden tanıyorsam iki oyuncuyu da, kadın oyuncuyu seversem adamdan nefret ederim ama daha sıklıkla başıma gelen adamı seversem kadından ölesiye nefret ederim bknz: The King 2 Hearts. 


Her neyse, Shin Min Ah ve Lee Jun Ki'yi bu diziyle bir kez daha sevdim. Gumiho'dan sonra tekrar şirin bir rolle karşımıza çıkan Shin Min Ah yine ve yine rolünü hakkıyla oynamış. Sanırsam Kore'de bu tarz rolleri onun kadar iyi oynayan başka bir oyuncu yoktur, belki de benzer bir rol için ona teklif getirmelerinin sebebi budur. O etrafta ''Satto! Satto!'' diye dolaşmaları Gumiho'daki ''Woong-ah, Woong-ah!'' diye sayıklamalarını hatırlattı bana. Bide ''Bu kız neyin nesi. Gumiho mu, hayalet mi?'' diye eski dizisine gönderme yapmaları hoştu bence. Lee Jun Ki'ye gelirsek oynadığı çok fazla yapım izlemedim ama severdim keratayı. Ama oyunculuğunun bu kadar iyi olduğunu bilmezdim. 

Dizi ilk başlarda çok güzeldi. Kurgu zaten diziye başlamadaki diğer bir sebepti. Hayalet ve fani arasındaki aşk... İlginç bir konuydu. Acaba bu imkansız aşıkların akibetleri nasıl olucaktı? Cidden merak uyandırıcı bir kurgu. Başlarda senaryo da çok iyi gidiyordu. Karakterler de daha renkliydi ilk bölümlerde sanırım. Mesela ben başlardaki Shin Min Ah'ı daha çok sevmiştim. Daha kavgacı, kendine güvenen bir tipti. (Spoiler başlar:  Ölümsüz olduktan sonra sanki kızın ruhunu aldılar sadece bedene sahip oldu. O özgüvenli tipinden eser kalmadı. Kendine güvenen o kız gitti, yerine korunmaya muhtaç sürekli ağlayıp, zırlayan bir insan geldi. Hayır belki canlandığından insani duygulara sahip oldu dicem ama düşünürsek insan bile değildi ki.  Spoiler biter)


Sonlara doğru senaryo dolayısıyla olaylar öyle bir karmaşıklaştı ki aklım allak bullak oldu. Son birkaç bölümü oflaya puflaya izledim. Oysa başlarda ne güzeldi. Farklı ve eğlenceliydi. İşin içine gizem sokucaz, insanların ağızları şaşkınlıktan bi karış açık kalıcak, ter köşe yapıcaz milleti derken arap saçı yapmışlar senaryoyu. Komediden yıldırım hızıyla drama bağladılar valla. Eğer senaryo baştaki çizgide gitseydi bence 2012'ye damga vuran dizilerden biri olabilirdi. Yine de final sahnesi güzeldi. Her şeye rağmen fena dizi değildi. 

Gökyüzü kralını oynayan Yoo Seung Ho'yu güldüğünde, gözlerini sıkıp baktığında sürekli So Ji Sub'a benzettim. Sonradan baktığımda da zaten lakabı küçük So Ji Sub'muş. Cidden çok benziyor ama ya. 


!!!SPOİLER!!!
Moo Young ve Moo Yeon'un olayı çok saçmaydı bi kere. Önceden sevgili sonra kardeş olarak dünyaya gelmeleri çok saçmaydı. Duyunca ''Yuhhhhh!'' dedim. Hayır Arang bile sırf Eun Oh'u unutucak diye cennete gitmek istemezken, canlılar ölünce önceki yaşamlarına dair her şeyi unuturken o ikisi nasıl birbirlerini hatırlamayı başardılar. Bir de değil hem de iki kere. Hem dünyaya kardeş olarak geldiklerinde hem de cennette biri cennet perisi diğeri de o boyutta ölüm meleği olurken. Çok saçma! 

Arang ve Eun Oh'un reankarnasyonla tekrar dünyaya gelmeleri bence çok iyi olmuştu. Şimdi çocukluklarından başlayarak bütün ömürlerini beraber geçiricekler ne güzel. Bunların birbirlerini hatırlamalarına dicek lafım yok çünkü Eun Oh gökyüzü kralının en çok istediği şey olan cennet perisini yakalamasında çok büyük bir rol oynadı. Zaten iyi birisi olan kral Eun Oh'a teşekkür mahiyetinde bu sefer istisna yapıp anılarını almamış olabilir. Yine de bu olaylar da çok aydınlatılmamıştı. 

Herneyse, o küçüklük halleri ne şirindi öyle ya. Hele Shin Min Ah'ın küçüklüğünün yanaklarını sıkmak istedim. Nasıl rol yapmış ya. Kafasına kafasına, böğrüne böğrüne vurmalar, nefes almadan konuşmalar... Çok şirindi valla. 

Joo Wal'a çok çok çok üzüldüm. Kaderi kötüydü garibimin ya. Nasıl pişman oldu, nasıl ağladı sonradan. Off off!.. Ama zaten insanları öldürmekten pişman değil miydi? Sonradan ölüm meleği yapmaya, yine can aldırmaya ne gerek vardı çocukcağıza ya, çok sinir oldum. 

Neyse sonuçta önemli bütün karakterleri öldü ama yine de mutlu sonla bitti. Bu da kötü olan bölümleri görmezden gelmem için bir sebep olabilir.


19 yorum:

  1. Bu diziyi izledim izledim son 5 bölümü seyretmedim bu diziyi bitirip yazdıktan sonra okuyacağım kızmassın inşallah.Diziden daha çok yazını merak ediyorum :D Yazıların gerçekten çok eğlenceli oluyo.Eline Sağlık.yine yazmışsın uzun uzun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok canım niye kızim. :)) Teşekkür ederim Irmakcım, sende güzel sözlerinle beni hep şımartıyorsun. :D

      Sil
    2. Spoilerleri okumadan yazını okdum belki Nice Guy gibi beni teşvikler diye ama pek adım attırmadı tabi o tarafa doğru biraz yakınlaştım ama bu diziyi ne rara bitireceğim hakkında hiç bi bilgim yok.Belki 15 tatilde..

      Sil
    3. Aaa Irmak sözünü unutmamışsın. :D Diziyi bitirince bir daha gelirim demiştin bitirmeden gelmişsin ama yine de gelmişsin. :)) Canım yazımdan da anladığın gibi bende pek beğenmedim, ilk bölümler güzeldi bir tek maalesef. Aralarda çok sıkılmıştım ben. Benimde böyle yarıda bıraktığım birkaç dizi var ve ne ara bitireceğim hakkında hiç bi bilgim yok. :))

      Sil
  2. Bende bu dizisinin sonlarında sıkılan sadece ben miyim diye düşünüyodum.. yanlız değilmişim:D

    Ben arangın dağınık saçlı halini daha çok sevmiştim bide^^ "Bu kız neyin nesi?Gumihomu hayalet mi?" esprisi güzel olmuştu cidden:D

    Moo Young ve Moo Yeon'olayını ben izlediğim halde kavrayamamıştım bi türlü,sen güzel tespit etmişsin olayı:D

    Fantastic dizi yapalım derken biraz mantıksız olmuş bazı yerleri ama mutlu sonla bitmesi benimde hoşuma gitti,oyuncular da kendilerini fazlasıyla izletiyodu zaten:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bende dağınık saçlarını daha çok sevmiştim, o pasaklı görünüşü, eski kıyafetleri falan daha gerçekçilik katıyodu sanki.

      Tek tesellimiz mutlu sonla bitmesi oldu bence. O kadar saçmalamaya bide mutsuz bi sonla bitirselerdi senaristler elimden böyle kolay kurtulamazdı. :) Çok kötü bi şey yazmadım haklarında dua etsinler. :)

      Teşekkür ederim yorumun için mavera. :D

      Sil
  3. Arang'ı 9.bölümde mi ne bıraktım gitti çingu evet dediğin gibi başları çok hoşuma gitmişti vay be dedim ama şu çocuğun annesinin gizemi girince araya ve üstelik benim de okul başlayınca güle güle dedim bu diziye geri döner miyim emin değilim ama daha uzunca bir süre bekletirim galiba.

    Şaman kıza ben de çok acımıştım :D

    Bir de çingu yorum gönderirken kelime doğrulaması çıkıyor ya eğer bilerek koymadıysan kaldırırsan çok sevinirim;) Okuyabileceğim bişeyler çıkana kadar değiştirip duruyorum ben. Bi ara bende de varmış ama ayarları çok kurcalamayınca hiç dikkat etmemişim,öğrenince çok şaşırmıştım söyleyim dedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla çingu sen bilirsin ama bana sorarsan boşuna zaman kaybetme derim. Zaten olaylar son iki bölümde çözülüyo hatta 1.5 bölümde istersen sadece bu bölümleri izle gerisi fasa fiso. :)

      Bilerek koymamıştım çingu blog açtığımdan beri hiçbir ayarı değiştirmedim üşengeçlikten. :) Değiştirdim ayarlardan şimdi ama olmadı sanki yaw. :(( Sen nasıl yapmıştın?

      Sil
    2. Sen böyle diyorsan izlemeyim çingu zamanım olunca son iki bölüme bakayım o zaman:)

      Sil
    3. Ve bir deneyeyim demiştim düzeltmişsin hoi'ciğim kelime doğrulaması yapmadı az önce :D

      Sil
    4. Yapıp seni mutlu edebildiğime sevindim çingum. :D Bende sevmiyorum kelime doğrulamasını ama hiç kendiminkine dikkat etmemiştim. Beni uyardığın için komao. :D

      Sil
  4. Bu dizi nedense ilk başlardan beri ilgimi çekmedi.Aslında başroller çok sağlam ama hani derler ya o ilk ışığı göremedim ve başlamadım.İzlemeyi de düşünmüyorum o yüzden spoiller kısımlarını da okumuş bulundum.Ve ben bu dizide olağanüstü şeylerin olduğunu bilmiyordum yav.Reankarnosyon falan;ilginçmiş:)
    Küçük So Ji Sub'u yeni mi keşfettin çingum?Seung Ho ilk çıktığından beri öyle anılır.I Miss You dizisinin kadrosuna da katılmış.Bakalım nasıl oynayacak orada:)
    Ellerine sağlık çingum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni keşfettim valla çingum ya. :D You're Beautiful'a gelmiş konuk olarak izlemiştim halbuki hatırlayamadım, heralde ufak bir roldü. Ama daha önceden de bilmiyodum valla çocuğu bu diziyle tanıdım. :) Evet, gördüm I Miss You resimlerini bende merak ediyorum nasıl oynamış. :) O diziyi de izlemek istiyorum ama yeni aldığım kararla bitene kadar beklicem sanırım çingum ya da şöyle bi on bölüm oynayana kadar. :)
      Yorumuna sağlık çingum. :D

      Sil
  5. aynen söylediğin gibi ''Sonlara doğru senaryo dolayısıyla olaylar öyle bir karmaşıklaştı ki aklım allak bullak oldu. Son birkaç bölümü oflaya puflaya izledim. ''

    bu dizinin başrollerinde tanımadığım ve sevmediğim oyuncu yoktu. oyuncularından olmasa idi yarısında diziyi bırakabilirdim... bir de arang çok tatlı dimi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi oyuncuları sevmesem bende yarıda bırakırdım valla. :)
      Cidden çok tatlı. :) Shin Min Ah'a Gumiho'dan sonra bi tatlılık geldi sanki ya. Gelecek projesinde de böyle bir rol oynarsa seve seve izlerim yani. Böyle rollere çok yakışıyo. :)

      Sil
  6. ben çok beğendim jun kiyi burda tanıdım.. seung ho ya hayranım zaten shin min ah da burda tanıdım ve ben hiç sıkılmadan doya doya izledim... Gerçekten ii yani bana göre :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başları çok güzeldi gerçekten ama sonu sıkmıştı beni :))

      Sil
  7. Bence ii bi dizi jun ki yi burda tanıdım.. min ah ı da .. seung hoyu tanıyodum burda iyice gözüme girdi kerata :)) (ama şimdiaskerde) i miss you ve baek dong soo da da iyiydi.... kısacası kadro iyi konusu da ii oyunculukları ve disi de ii ;)) bence izlemeye değer :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lee Jun Ki ve Shin Min Ah'ı çok severim diğer dizilerini de izle bence. Yorumun için teşekkür ederim. :D

      Sil