20 Ekim 2012 Cumartesi

Rich Man, Poor Woman

Klişe Sanmayın Benim Gibi

 

Rich Man, Poor Woman rosa çingumda tanıtımını okuyup anında izlemeye karar verdiğim bir dizi. Bir diziye böylesine yıldırım hızıyla başladığımı hatırlamıyorum valla. Daha dizi yayınlanırken ünü her yeri sarmıştı, hatta ve hatta bizim maknaenin Japonya'ya göçtüğü sıralarda Oguri Shun'la olan fotoğraflarını görmeme rağmen inat edip izlemedim diziyi. Seungri'nin hatırı için bile dizinin konusunu okumak gibi ufak bir girişimde bulunmadım. Zengin çocuk, fakir kız gibi klişe bir konuyu işlediğini sanmıştım ben oysaki konusu o kadar farklıymışki izledikten sonra anladım ancak. Ne yapalım bu dizinin kaderinde de bu zamanlarda izlemem varmış. Ama pişman oldum mu, oldum tabi daha erken izlemediğime. Herkes güzel güzel diziyi izlerken, Oguri Shun gibi dehşetül vahşet birisine hayran olurken benim niye bu kadar geç haberim oldu bütün bunlardan, diye pişaman oldum elbet. Neyse, böylesine süper bir diziyi izlememe vesile olan bu güzel yazısı için rosa çinguma nomu nomu nomu teşekkür ediyorum. 
''Para en önemli şeydir. Bunun için her işi yaparız. Ancak...
...ruhumuzu satmayız.''


Hyuga Toru, Next Innovation adında kendi şirketinin sahibi olan bir bilgisayar dahisidir. Liseden terk bu dahi çocuğumuza Kore'nin Mark Zuckerberg'i ya da Steve Jobs'u desek hiç te yanlış olmaz sanırım. Birçok kişinin imrenerek baktığı şu an sahip olduğu konuma alının teriyle gelmiş ve genç yaşına rağmen 8 yılda şirketini IT(Bilişim Teknolojisi) sektöründe lider konuma getirmeyi başarabilmiştir. Dahi insanların düşünme tarzlarının, yaşam stillerinin, insan ilişkilerinin, hareketlerinin normal insanlardan biraz farklı olduğunu hepimiz biliriz. Hyuga Toru'da da bu anormalliklerden bolca görmek mümkün. Ellerini kullanışı, klavyeye bir şeyler yazarken ki parmaklarının hareketleri, kalemi, çatal ve kaşığı tutuşu gibi küçük ayrıntılar bile adamın dahi olduğunu gözümüze sokar gibiydi. Solak olması da ayrı bir inandırıcılık katmıştı. Bunun yanında Hyuga Toru'nun kişiliği çok eğlenceliydi. Adamda şeytan tüyü var resmen çünkü ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, isterse karşındakini yerin dibine sokup, çamura çöpe bulasın, ayağının altında ezsin vs. her şeyiyle öyle tatlıydı ki... Bu noktada övgülerin Hyuga Toru'ya mı yoksa yeteneğiyle böyle bir karaktere inandırıcılıkla can veren Oguri Shun'a mı gitsin bilemedim şimdi. Sonracığıma, Hyuga Toru o kadar çocuk ruhlu, masum bir insan ki izlerken böyle yanaklarını falan sıkmak istiyor insan. Hele bir sahnede iş adamlarından para isterken cümlesini söyleyip kabahat işlemiş bir çocuk gibi sandalyenin arkasına saklanışı var ki beni benden aldı resmen. Hayata hep olumlu bakması, eğlenceli yapısı, kararlılığı, hiçbir şeyin onu yıldıramaması, şirketine ve arkadaşına olan sadakati Hyuga Toru'nun en ön plana çıkan özellikleriydi. Dıştan kendini beğenmiş, kibirli, başkalarını umursamayan bir insan gibi görünmesine rağmen öyle yüce yürekli bir insan ki sormayın ya, sormayın bana, izleyin ve görün şu adamcağızın cennetten düşme melek hallerini. Aslında Hyuga Toru'nun bu sert kabuğunun altında kimseye göstermek istemediği bir yarası var, o yüzden de kendini insanlardan soyutluyor ve sadece çevresindeki bir iki insana güveniyor. İstese insanlarla çok iyi anlaşabiliyor ama arada mesafe olması ve kimseye bağlanmak istememesi aslında hep terk edilme korkusu yüzünden. Bu kadar da yaralı bizim Hyuga Toru'muz işte. 
Bu adamın hayat tarzına bayıldım, evinden (evi süper rahat, temizlik falan da çok kolay olur var ya çünkü evde hiç mobilya yok puhahaha) ofisine oturuşundan giyime kadar yansıttığı rahatlığını çok sevdim valla ya.


''Herkesin kullanabildiği teknoloji yüksek teknolojidir.''

Hikayenin ana unsurunu oluşturan şey aslında Hyuga Toru'nun hastalığı. Yüz körlüğü hastalığı olan dahi çocuğumuz, gördüğü yüzleri ve isimleri bir türlü hatırlayamaz. Fakat tek bir isimi bir türlü unutamaz. O da kim mi; Sawaki Chihiro...



Esas kızımız Sawaki Chihiro Tokyo Üniversitesi son sınıf öğrencisidir. Hyuga Toru'nun aksine son derece düzgün bir kişiliğe sahiptir. Aramızda kalsın ama birazcıkta saftır bu kızcağımız, yine de çok göze çarpan mallıkları yoktu bu da bizim için güzel bir şeydi tabi. En önemli özelliği ezber yeteniğidir. Nerdeyse 10 cm kalınlıktaki dosyaları çok kısa bir süre içerisinde ezberleyebilir, o derece yani. Mükemmel bir hafızaya sahip olmasına sahiptir de, gelin görün ki kalabalık karşısında tutulup kalıvermektedir. Kendini ifade edemediği için bir türlü de başarıyı yakalayamamıştır. 30'a yakın iş görüşmesinden 0 kabulle dönmüştür. Skoru 30'a 0'dır yani. (Allah korusun ya) Neyse gel zaman git zaman iş ararken, ne iş yaptığını anlamadım ama sanırım eczacılıkla ilgili bir şeydi, artık kendi uzmanlık alanından başka işlerle de ilgilenmeye başlar. (Ne yapıcan arkadaş ekmek parası derdi.) Böylece Next İnnovation'un personal seçmelerine gider. (Yalnız insan kendi alanından iş bulamayınca böyle daha diploma falan istemeyen yerlerde iş arar değil mi? Bu kızımızda bilişim sektörünün en önemli şirketlerinden birine gidiyor. Pehhh, özgüvene bak! Hem de adeta ''Ben burdayım.'' der gibi adamın gözünün önüne otur sen. Olucak şey mi? ) Neyse, şansı biraz da aklını kullanması sayesinde Next İnnovation şirketi tarafından kısa bir süreliğine, büyük bir miktara kiralanır. Boş bilgilerle doldurulmuş engin bir hafızaya sahip olduğundan Hyuga Toru tarafından bolca hakarete maruz kalır ve ona verilen görevleri eksiksiz yerine getirdiği, emir almayı beklediği için Hyuga Toru ona ''Bayan Ev Ödevi'' ismini takar. 


Sawaki Chihiro'yu canlandıran Ishihara Satomi'yi çok sevdim. Özellikle gülmesi çok şirindi. Gülmekten yarılırken konuşmaya çalışması da ayrı bir tatlıydı. Normalde çoğu oyuncu zoraki gülmeye çalışırken yapmacık olur bence ama  Ishihara Satomi çok inandırıcydı. Yalnız rosa çingum gibi bende üst dudağına taktım, haddinden fazla dolgundu. Gözüme batan tek şeyi bu oldu. 


Bu iki zıt kişiliğin birbirlerini tamamlamalarını ve birlikte oldukları süre boyunca birbirlerinin eksikliklerini kapatmalarını büyük bir zevkle izledim. Dizi 11 bölümcük. Evet, kısa olduğunu ve çabucak biteceğini biliyordum ama bu dizi tahminimden de kısa bir süre önce bitti ya, zaman ne çabuk geçti anlamadım valla. Keşke hiç bitmeseydi, çok sevmiştim ben. Tadı damağımda kaldı resmen. Çok sıcak bir diziydi. Samimiydi bir kere, içtendi. Bu kadar kısa bölüm sayısıyla unutulmaz bir dizi yapılabileceğini kanıtlayan en güzel dizilerden biriydi Rich Man, Poor Woman. Bizdeki gibi yıllarca sürdürüp saçma saçma hikayeler türetmeye gerek yok yani. İzlemeyen varsa bence benim gibi vakit kaybetmeden izlesin, çünkü çok şey kaçırıyorsunuz haberiniz yok.

Çok komik sahneler vardı. Hele 10. bölümde "Anta ga baka desu ka?"(Sen aptal mısın?)sahnesini açıp arka arkaya bilemem kaç defa izleyip kendi kendime kopuyom. Belki o kadar komik bir sahne olmayabilir ama bana acayyip derecede komik geliyo. Hyuga Toru'nun ''Afedersiniz'' dememek için kasılmaları, ama sonradan zoraki demesi, Sawaki Chihiro'nun konuşma tarzı falan o sahneyi benim için farklı kılıyo nedense. Bir de çok komik bulduğum sahne köye gittiklerinde yaşlı adamın surat ifadeleri.


Next İnnovation ofisinin dizaynını çok beğendim ama favorim o duvar. Bende birkaç bi şey karalamak istiyorum o duvara. Her ne kadar ''Ölüm maili'' alma tehlikesi olsa da, bende o ofiste çalışmak istiyorum. Hyuga Toru'nun bindiği bisikletimsi, scooterımsı şeyden istiyorum. Ha bir adette Hyuga Toru'dan almam mümkün mü acaba? Valla olsa ne iyi olurdu. En çokta bu akşam üstü istedim bunu. Başıma şöyle talihsiz bir olay geldi çingularım bugün; akşam yemeği yicekken bilgisayarımı, canımı, çocuğumu alelacale kapattım. 2.5 yıllık emaktarım Maria'm aceleme kurban gitti bu akşam üstü. Kapağını sert bir şekilde kapatırken kulaklığımın giriş yeri araya sıkıştı. O an önemsemedim, çok ufak bir şeymiş gibi gelmişti, çekip kurtardım kulaklığı. Yemekten döndüğümde bilgisayarın kapağını bir kaldırdım ki gördüğüm şey karşısında ''AAAAAAAAAAAAAA!'' diye bağırmaktan kendimi alamadım. Aman Allah'ım, şok oldum. O an önemsiz gibi gelen kulaklık girişi kazası bana çok pahalıya mal oldu. Ne yazıkki acelem yüzünden o giriş bilgisayarımın ekranını kırmışşşşşşşşş! Dıştan hiçbir kusur yok ama ekran sol alt köşeden simsiyah dalgalanmaya başlamış, alttan yukarı doğru yeşil yeşil, arada kırmızılar olmak üzere çizgi çizgi olmuş. Çok geçmeden ekranın beyazlaşması da cabası. Ne yapacağımı bilemedim, kabus gibiydi. Hayır bir de buna benim sebep olmam! Kime kızacağımı, nereye saracağımı bilemedim. 3. yaşına maşallah hiçbir sorun yaşamadan, format dahi atmadan girmek üzere olan çocuğumu kendi ellerimle ölümün eşiğine getirdim. Hem de ben, elektronik aletlerini kendimden bile sakınan ben. 
Bilgisayarımı topladığım gibi kardeşim ve kuzenimle birlikte tamirci avlamaya çıktık. Ben ''Acaba olucak mı, yapılıcak mı?'' endişesiyle kaç para olduğunu düşünmedim pek. Yine de çok tutmaz canım, nolucak diye geçiriyorum içimden. İlk girdiğimiz yerde fiyat almamla dumura uğramam bir oldu. ''En ucuz 200.'' dedi adam. 200! 10 dakikada yaparım, sadece ekranı değiştiricem ama 200, dedi ya. Meğersem bilgisayarın en pahalı yeri ekranı ve anakartıymış. Nerden bilim ben. Neyse ordan çıktık bir kaç yer daha dolaştık. Kararlıyım ama yaptırıcam bu gece, içinde deneylerin rapor taslakları falan var. Elim ayağım gibi bilgisayar. Bir yerde 300 diyen bile oldu, hemde bir iki güne ancak veririm dedi. Bide içini açıp bakamsı gerekiyomuş ona göre fiyat söylücekmiş. Yalancı ya, ondan önce ve sonra gittiğim yerlerde herkes 10 dakikada takarız dediler. En sonunda 180 dedikleri yerde yaptırdım. Gözümün önünde Maria'mı açtı, yeni ekranı taktı adam. Bende ameliyat kapısının önünde ecel terleri döken hasta yakınları gibi hissettim o an kendimi. Neyseki emektarım yapıldı şu an bu yazıyı yeni  ekranımla yazıyorum, yeni ekranımın ilk yazısı bu. Umarım ilerleyen zamanlarda bir sorun çıkmaz ekranda . Tamire verdiğim parayı hardisk almak için biriktiriyordum ama buna kısmetmiş. Öyle işte çingularım, o an önemsiz gibi görünen kaza bana 180 TL'ye mal oldu. Siz siz olun ekranınıza çok çok nazik davranın. İşte tam bilgisayarımın bozulduğu o anlarda Hyuga Toru gibi biri olsaydı yanımda keşke dedim. 

Bu arada başlangıç şarkısı çok güzel. Miwa adlı kızımızdan Hikari e süper tatlı bir şarkı. Dizisi gibi şarkısınında insana verdiği bir sıcaklık var. İnsanı mutlu eden büyü gibi her dinlediğimde mutlu oluyorum.

!!!SPOİLER!!!
Hyuga Toru sen nasıl yüce yürekli bir adamsın ya. Sana ihanet eden arkadaşını asla yalnız bırakmadın, sırt çevirmedin. O kabahatliydi ama sen hatayı kendinde buldun, üstelik hiçbir suçun yoktu. Suçlu benim dedin ya. Başkası olsa o kişinin yüzüne tükürür bir daha da ömrü billah konuşmaz. Ne yaparsa yapsın, der. Hapise girince göbek atar, orda çürüsün der. Ama sen arkadaşın seni kabul etmemesine rağmen yılmadan aylarca hergün hapise ziyarete gittin. Hapisten çıkınca da ona tekrar kucak açtın. O nasıl bir affetmedir ya. Boşuna cennetten düşme melek demiyorum sana. 

20 yorum:

  1. Her zamanki gibi..Harika bir yazı olmuş.

    Ben bu diziyi online başladım fakat araya tatil girdiğinden bitiremedim fakat bu yazı bana gaz verdi bu haftalarda kesin bitireceğim..
    Ve Spoiler'i okudum fakat çok şeyler söylememişsin iyiyki..
    Ayrıca Geçmiş olsun...Ahh okurken bile içim gitti...Benim iki minnoşum var Telefonum ve Bilgisayarım büyük minnoşuma'da küçüğede çok iyi bakıyorum fakat bendeki bayağı yaşlı..Bizim büyük minnoşun ekranı değişti fakat daha kötüsüyle neden mi?
    Çünkü abiminkiniin alt tarafı kırılmış bana kırık olanı verdi canım ekranımı benden ayırdı.

    Neyse senin yazıların çok güzel oluyor diye okudum'da okuduktan sonra o diziyi yazamama gibi bi sorunum var bir sürü dizi kaldı öyle nedense yazıyı tam yazarken bazen önceden okuduklarım aklıma gelip bir kaç kelimesi alıntı gibi oluyo o yüzden alıntı olmasın diye yazamıyorum mesela ;The King 2 Hearts ya da gentleman's dignity gibi..

    tekrar tekrar Hyuga Toru'ya melek dediğin dikkatimden kaçmadı.Ve evet kızın dudağı bana da çok rahatsız edici geldi.Yani estetik olsa o kadar kötü olmazdı..Gerçek olduğunu sanıyorum fakat çok kötüydü ya...Fakat senin de dediğin gibi rol kabileyeti vardı ve çok sevimliydi.

    Neyse canım Eline Sağlık Her zamanki gibi çok eğlenceli bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Araya zaman girince ne kadar sevip beğense de soğuyor insan bana öyle oluyo en azından. :) Ama bence kendini başlamaya zorla, devamı kesin gelir. :))

      Sağol canım, iyi ki geçti ama yoksa napardım bilmiyorum. :) Bak sen şu abiye ya, kardeşe yapılacak şey mi bu. :) Pis abi. :) Şaka bi yana umarım en kısa zamanda ya ekranına kavuşursun ya da yepisyeni bir ekranın olur. :)

      Ne desem bilemedim şimdi Irmakcım. :/ Okumana seviniyorum, yorumlarını esirgememene de çok seviniyorum ama etkilenip yazamamana çok üzüldüm. :(

      Melek çünkü o ya. :D Şu ana kadar izlediğim diziler arasında en orjinal erkek karakterdi diyebilirim. Çok farklıydı ya, spoyu okumuşsun ordanda anlıcağın gibi ihanete uğrayan bir insan nasıl o kadar affedici olur. Valla çok sevdim Hyuga Toru'yu öyle böyle değil. <3 <3 :D

      Bencede estetik değil ama dediğin gibi kötüydü yani. Özellikle güldüğünde çok sevdim kızı ben. :D
      Beğenmene çok sevindim canım ve her zamanki gibi yorumlarını eksik etmediğin içinde çok teşekkür ederim. :D

      Sil
  2. Ne güzel anlatmışsın çingum tekrar gidip izleyesim geldi:)
    Öncelikle konusu hakkında sen de uyarmışsın;kesinlikle klişe bir dizi değil.Sadece klişe gibi görünen şahane bir dizi.Bunu anlamak için iki bölüm izlemek yeterli olacaktır.:)
    Oguri Shun'un karakterini çok güzel betimlemişsin;her cümlene katılıyorum. Buradan da tekrar ediyorum tam da aşık olunası bir karakterdi:))

    Kızın dudakları konusunda zaten hem fikiriz;üst dudak çok doldundu^^
    Spoiller kısmında yazdıklarını da katılıyorum. Ben blogda üstü kapalı arkadaşına saydırmıştım^^Ama Toru onu affettiğinde ise çok şaşırmamıştım. Neredeyse tek güvendiği insandı. Ve kötü biri değildi sadece çok hırslıydı. Hırsının bedelini de çok ağır ödedi.Bu arada Toru bence de bir melek:))

    Yaşadığın ekran kartı kazası kötüymüş:(Maria'ya ve sana geçmiş olsun.Biraz daha dikkatli ol çingu.:))

    Ve rica ederim çingum ne demek.Beğeneceğine emindim yoksa asla tavsiye etmezdim:)Beğenmene ve bu yazıyı yazmana da sevindim.Umarım senin de yazını okuyup hemen başlayanlar olur:)
    Ellerine salık bu güzel yazı için:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyardım çingu çünkü benim gibi klişe diyip izlememezlik yapmasınlar istedim. O önyargım yüzünden böyle geç izledim ben, başkaları aynı hataya düşmesin istedim. :))

      Hem de nasıl aşık olunasıydı. Allah'ım ya hem şirin hem karizmaydı. :D Yalnız gerçekte çok çapkınmış ya, karısını aldatmış birkaç kere. Hiç doğru bir davranış değil cık cık. :(

      Evet, o arkadaş hakkında dediklerine katılıyorum gerçekten hırsının kurbanı oldu. Neyseki Hyuga Toru gibi bir arkadaşı vardı. :)

      Çingum ben aslında çok dikkat ederim ama bu sefer neden öyle oldu anlamadım yani. Ama bana büyük ders oldu bu bir daha asla bu kadar acele etmem. Tövbe ettim, yok yapmam bi daha. :D

      Yorumun için ve bu güzel diziyi tavsiye ettiğin için tekrardan çok teşekkür ederim çingum. :D

      Sil
  3. Heyy! Blog sayfanı yeni keşfettim ve çok hoşuma gitti.Yazma şeklin çok güzel :) Bundan sonra senin okuyucularından biriyim !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogumu beğenmene çoooook sevindim Marmotte Mim ve hoş geldin sefalar getirdin. :D :D

      Sil
  4. hoihoiii !!!! sen tanıtım yazısın da bir bir bir bir numarasınnn !!!

    tekrar tekrar diyorum ben bunu chingum ellerine kollarına netine pc ne sağlık . ekran olayına çok ama çok üzüldüm chingum böyle hiç olmadık anda çıkan masraflar çok kötü oluyor cidden ama chingum yine iyi bence 180 e kapatman . bende yazın hem kendi pc mi hemde ablamın pc sinin ekranını bozdum ikisinin de ana ekran 500 'e mal oldu babacığıma maalesef ki .

    Chingum yaaa ben boşuna oguri ye kek yapmadım yaa nasıl çok yakışıklı dimi ? ahahha :D Chingum ya ben nedense 4.bölümde mi ne bırakmıştım diziyi ama ama kesinlikle ama kesinlikle sevmemekten değil tekrar açıp izlemek zor geldi amaaa tatildeyiz dimi kesinkes senin sayende tekrar başlıyorum diziye kesinlikle *.*

    Ama ama izlediğim kadarıyla Hyuga Toru nun hastası olduğumu kızı da çok sevdiğimi söylememe gerek yoktur herhalde *.*

    Tekrardan tekrardan ve tekrardan ( bari 2pm den again&again açayım da tam olsun :P ) diyorum çok iyi bir tanıtım dı chingum daha birçok tanıtım yazında buluşmak dileğimle çok sevdim yazını hemde çook *.* *.* eminimki izlememiş birçok chingu başlayacak bu diziye ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisini de mi çingum? Hem de ikisini! O.o Beterinde beteri var diye boşuna dememişler demek ki yaw. Neyseki geçmişte kaldı bu kötü olaylar çingum, bir daha böyle üzücü olaylarla karşılaşmamak dileğiyle geçmiş olsun ikimize de. :)

      Hahhh! Çingum benimde diziyi izlerken aklıma geldi hep bu kek olayı, ama yazımda senden bahsetmeyi unutmuşum ya. :( Kek değil pasta, börek, çörek bile yapılır, hatta sarma bile sarılır ya, süper süper ötesi bi şey bu Oguri Shun. <3 <3

      Sende dahil umarım birçok kişi başlar diziye, valla ben çok beğendim J-dramalarda favorileirmden. :) Yorumun için teşekkür ederim çingum. Ve yazımı beğenmene çoook sevindim. :D

      Bayram dönüşü başka bi tanıtım yazmayı düşünüyorum çingum, ne yazık ki bayramda burda olamıcam, internetin olmadığı köyümüze gidicez. :( Ordan dönüşte yazıcam inşallah çingum. :

      Sil
    2. ben bu yaz iki pc bozup telefonumu da 2 kere servise yollamış insanım chingu teknolojik alet bozmak konusunda üstüme tanımam şahsen benim ki kaza değil direk bozma çünkü :/ babama çok üzülüyorum cidden *.*

      OLsun chingum bahsetmesende olur ama bak baklava bile açılır bayram üstü ona valla *.*

      Bayramda devamını getirip bitireceğim kesinlikle chingum *.* KEsinlikle ama kesinlikle merakla bekliyorum chingum yazını *.*

      Sil
    3. Hahaha valla doğru dedin baklava bile açılır Oguri Shun için çingum. :D Dur biz bayramda baklava açmıştık biz, onu Oguri Shun'a ithaf edim bari. :D

      Ne diyim çingum Allah babana sabır versin, senin gibi bi evlatla. :P :D

      Sil
  5. Hala bitiremediğim bir dizi daha. :D 5. bölümden sonra bir dolu dizi girdi araya :P Ama madem bu kadar övdün unni... Devam edeceğim! :D

    Ben de birkaç ay önce kırmıştım ekranımı. Pek kullanmadığım bir minibookum vardı ve yere koymuştum işim bitince. Sonra üstüne bastım... (Daha önce de telefonumu umumi tuvalete düşürmüştüm yanlışlıkla. Ya çok sakarım ya da... :D)

    Ekranın büyüklüğüyle alakası olabilir ama yanılmıyorsam ben aynı gün içinde 100 tl'ye yaptırmıştım. :P

    O kızın dudağını seven bir tek ben miyim yoksa? :O

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay canım ya seninki çifte acıymış. :( Ben ekranım gitti delirdim bi de telime bi şey olsa, ayyy düşünmesi bile kötü. Çok geçmiş olsun sana da.

      İzle tabii ya, ben çok beğendim beğenmeyeni de görmedim, umarım sende beğenirsin. :)
      Sanırım bir tek sensin filozofcum. :D

      Sil
  6. Çingum cidden nasıl başlayacağımı bilemedim yoruma sen her şeyi öyle güzel yazmışsın ki ne diyecek olsam zaten söylemişsin ;) İlk verildiği sıralar başladım diziye yeni bölüm bekleye bekleye izledim ama final gelince duraladım kaldım hem zaman azlığı hem bitecek üzüntüsü hem merak hepsi birbirine girdi.Daha da izlemedim final bölümünü aşağı yukarı tahmin ediyorum sonu aslında.
    Bir de izleyince sıcağı sıcağına yazdım yazdım yoksa bu da kalır düşüncesi vardı ben de ama artık her an izleyebilirim sen benim duygularıma tercüman olmuşsun zaten.Özellikle şurda; Sonracığıma, Hyuga Toru o kadar çocuk ruhlu, masum bir insan ki izlerken böyle yanaklarını falan sıkmak istiyor insan... Ve üstelik benim bu yanak sıkma hissim iki başrol için de geçerli çok uyumlu acayip şeker bir çifttiler :D Kızın normal duruşu o kadar olmasa da sanki gülünce bambaşka bir insan karşımıza çıkıyor kendini sevdiriyordu.

    Maria'na üzüldüm çingu çok geçmiş olsun her türlü teknik arızadan nefret eden biri olarak seni çok iyi anlıyorum.Benimki de daha geçenlere kart mart değiştirdi format falan yedi 100 Tl civarı bir şeyler tuttu.Bilgisayardan anlayan birilerini yakınında tutmak şart :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim çingum. En kısa zamanda bitirmen dileğiyle. :))

      Çingum sende benim duygularıma tercüman oldun, bende kızın gülünce bambaşka bir insan olduğunu düşünmüştüm valla. :D Gerçeken ikisi de çok şirinlerdi. :))

      Geçirenler sağolsun çingum. :( Seninkine de üzüldüm. Bende hiç sevmem arıza, servis işlerini ya. :( Bilgisayardan anlayan birileri şart dediğin gibi, özellikle Hyuga Toru gibi birileri. :D

      Sil
  7. mimlendin :)) http://safirmavisi.blogspot.com/2012/10/cad-mimi-d.html

    YanıtlaSil
  8. Çingu yazmak istersen eğer bir adet mimin var:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek çingum teşekkür ederim. :))

      Sil
  9. Unniciiiiiim mimledim seniii!:)
    http://pofudukdunyam.blogspot.com/2012/10/cumhuriyet-bayram-mimi.html

    YanıtlaSil