24 Kasım 2012 Cumartesi

Lee Seung Gi - Forest

Ballad Kralı Geri Döndü!

1 yıl aradan sonra Lee Seung Gi yeni bir albümle biz Airenleri sevindirdi. Geçen yıl bu sıralarda beşinci albümü olan 'Tonight'ı çıkarmıştı, şimdi de beşinci mini albümü 'Forest' ile kulaklarımızın pasını sildi. Beklendiği gibi de müzik listelerinde hakimiyeti ele geçirerek All-Kill yaptı. Bir ara bizim 'Canavar Rookie' Lee Hi yeni single'ı 'Scarecrow' ile abisinin tahtına göz dikmişti ama sonra düşündü taşındı ''Ben Lee Seung Gi sunbeannime bunu yapamam. Haddimi bilmeliyim.'' dedi. Ve Seung Gi'm ana parçası 'Return'la birinci sıradan hoobesine el sallarken, diğer üç şarkısıyla da listelerin üst sıralarındaki yerini aldı. Açıkcası ben her ikisini de seviyorum. İyi olan kazansın diycem ama göynümdeki yeriyle Lee Seung Gi biraz torpilli bende. Yinede, neden aynı zamanda şarkılarını yayınlamak zorundaydılar, demeden edemiyorum. Of, neyse albüme dönersek intro ve birbirinden harika dört parçadan oluşuyor. Seung Gi bu albümde indie sanatçısı Epitone Project gerçek adıyla Cha Se Jung'la işbirliği yapmış. Daha önceden birkaç şarkısı hariç hakkında pek fazla bilgim yok, tek bildiğim Epitone Project'in de ballad tarzı müzikler yaptığı. Dinlediğim şarkıları hiçte fena değildi. Ama gelin görün ki haklarında çok az bilgi bulabildiğimden ve indirdiğim tek albümünü de imkansız denebilecek kadar zor indirdiğimden, bir sürü denemeden sonra pes ettim, üstüne şevkim de kaçtı. Youtube'tan falan da dinlemedim bu yüzden. Seung Gi oralarda Epitone Project'i yeni keşfetmişken benim burada hakkında hiçbir bilgi bulamamam pek garip kaçmaz herhalde. Evet, yanlış duymadınız Lee Seung Gi'nin Epitone Project'ten haberi bir hayranının eline tutuşturduğu albümü dinlemesiyle olmuş 2-3 yıl önce. Albümün adı (Lost Property Office) pek ilgisini çekmediğinden dinlememiş. (Püh! Utanmaz bide pişkin pişkin söylüyor ya) Neyse, gel zaman git zaman yine biri buna bu albümü vermiş. ''Bu bir tesadüf olamaz. Yıllar sonra aynı albümü başkası veriyor. Ottuke? Kesin evrenden bir mesaj bu bana.'' demiş olmalı ki bu sefer dinlemiş ve gerçekten çok beğenmiş. İşte sonra da, o ilk başta burun kıvırıp, dinleme zahmetine bile girmediği Epitone Project ile 'Forest' albümünü ortaya çıkarmışlar. 

Açıkcası Lee Seung Gi'yi bu kadar özlediğimi farketmemiştim. İyi geldi, ilaç gibi oldu valla. Zaten bu albümü kış aylarında iyi gelicek bir ilaç olarak görüyor kendisi, o amaçla yapmış. Rahatlatıcı sesi gerçekten de hemen etki yaptı diyebilirim.

Bir de amacının, insanların dinlerken mutlu olucakları, şarkıdaki duygunun dinleyiciye geçtiği, sabah kalktıklarında ve gün sonunda rahatlamak için dinleyecekleri şarkılar yapmak olduğunu söyledi. Valla sabah kaltığımda değilde akşam uyurken iyi dinlenir ninni niyetine bence. Neden diye sorarsanız, bu albüm diğer Lee Seung Gi albümlerinden farklı olmuş. Mesela, şarkıların belli yerlerinde rock öğeleri kullanılmasına rağmen enstrümanlar son derece yumuşak kullanılmış. Piyanonun bile normalde huzur veren bir sesi var ama yinede son derece narin çalınmaya özen gösterilmiş. Bu şekilde düşününce bence Lee Seung Gi amacına ulaşmış. 

Seung Gi'm amacına ulaşmış ulaşmasına ama ben ulaşamadım ya. Bu kadar yazmayı planlamamıştım, yine klavyeme hakim olamadım. Amacım kısacık bir giriş yazmaktı aslında. Tamam, tamam, daha fazla uzatmıcam.

01. Intro
Albüm özetleyen güzel bir intro olmuş bence ama iki kısıma bölmüşler gereksiz olmuş. Altyapıda kullanılan iki ana enstrümandan biri olan violin ailesinden (seslerini tam ayırt edemiyorum daha) bir ya da iki çalgı hakimiyeti var. Ve albümün ana parçası 'Return'ün giriş kısmına çok benziyor. 

02. Return
'Return'ün giriş kısımında intro piyanoyla çalınmaya başlanıyor, hemen ardından keman giriyor ve Seung Gi o güzel sesiyle siftahını yapıyor. Birinci kısımda piyano, keman ve davulla son derece içten bir ballad dinlerken, ikinci kısımda elektronik gitarla modern rock tarzına geçiş yapılıyor. Şarkının sözlerine bakarsak sürekli aynı şeyleri söyleyip duruyor aslında ama ben dinlerken hiç başa sarıp sarıp dinliyormuş hissine kapılmadım. Yani, kısacası kendini tekrarlayan rock ballad türünde bir şarkı olmuş 'Return'. Dediğim gibi sanki bütün enstrümanlar çok narin bir şekilde çalınmaya özen gösterilmiş gibi geldi bana ve birde enstrümanlara uyumlu bir şekilde eşlik etmek için Lee Seung Gi'de daha yumuşak ve alçak tonda söylemiş şarkıyı. Her zaman beğendiğim o buğulu ve tatlı sesi gerçekten çok güzel oturmuş şarkıya. 


Bu gizemli mevsimin sonu.
Sanırım, seni gerçekten sevmiştim.
O yerler, bütün zamanımızı birlikte geçirdiğimiz zamanlar.
Geriye dönüp o zamanlara baktığımda...
Dünmüş gibi, elimi uzatsam dokunucakmışım gibi.
Seni düşündüğüm her an.
O kısık sesin usulca kapımı çalıyor.
İlkbahar güneşini andırıyorsun.
Sen daima günlerimi aydınlatıyorsun.
Küçücük anılar bile çok net.
Seni hala unutamadım.
Neredeyiz?
Bütün o anılara baktığımda.
Mutlu muyduk biz?
Sadece belirsiz duygular kaldı aynı yerde.

Klip, Lee Seung Gi'nin tarzında. Mini drama şeklinde. Devamı da gelicek bu arada ama hangi şarkıya orası malum. Önceki müzik videolardan farklı olarak bu sefer kameranın odak noktası genç oyuncular. The Moon That Embraces The Sun ve The King 2 Hearts'ın gelecek vadeden yetenekleri. Özellikle kız fena, her yerde çıkmaya başladı. Küçücük yaşına rağmen oynamadığı oyuncu kalmadı mübarek. 

 




Müzik videonun pek bir özelliği yok bence ama o baştaki orman sahnesi ve yansıttığı romantiklik beni benden aldı. Klibin renkleri çok hoş olmuş bi kere; o soğuk tonlar, yerdeki kurumuş yapraklar, ince ama sık ağaçlar, Seung Gi'nin kıyafetleri bile mükemmel bir uyum sergilemiş. Ve benim en sevdiğim, klibin kilit noktası olan o kapı... Geçmiş ile şimdiki zaman arasında bir geçit: İşte bunu seviyorum!



03. Forest

Return'daki enstrümanlara ek olarak Forest'ta akustik gitar kullanılmış, hafif olsa da aralarda gitar riflerini duymak mümkün. Şarkıda ne demek istediğini anlamasam da, daha ingilizce çevirisi ortalarda yok çünkü, ayrılığın ardından izini kaybettiği sevgilisinin nerede olduğunu merak ediyor, birbirlerini sevdiklerinden ve o zamanlar mutlu olduklarından bahsediyor herhalde. Bu şarkıyı dinlerken soğuk bir kış günü dışarıda kar yağarken, Lee Seung Gi'yi kızla gittikleri kafede yalnız oturup şarkısını söylerken aynı zamanda eski anıları aklına hücum ederken hayal ediyorum. İki fincan kahve söylemiş; biri kendine, diğeri kız için. İçeride cayır cayır şömine yanıyor ve klibin renkleri turuncu tonlarında. Şansa bakın Seung Gi ''Nerdesin şimdi?'' (az buçuk Korecemle bunları anladım ne yapim...) derken kızda kafenin önünden üzgün bir şekilde geçmekte. Kızın göründüğü sahnelerde renkler griye dönüyor. Bir ara durup içeri bakıyor, hep oturdukları masaya ama o da ne? Bir adam oturuyor, hiç kalmayacakmış gibi görünüyor. Arkası dönük. Kız gidip oturacak aslında ama masa dolu. Kaderine razı olup sadece masaya bakıp, eski anılarına yolculuk yapmakla yetiniyor. Bir süre öylece kaldıktan sonra başını öne eğip yoluna devam ediyor. Tam şarkı bittiği sırada Seung Gi'yi masada bırakıyoruz ve kamera da kızın adımları gibi uzaklaştıkça uzaklaşıyor. Gibisinden görüntüler canlanıyor gözlerimde.





04. Words That Says I Love You
Albümde sözleri ve müziği Lee Seung Gi'ye ait olan tek şarkı ve şimdiye kadar kendi bestesi olan 2. şarkısı. Hadi bakalım yavaştan yavaştan söz yazarlığına da başladı. Diğer şarkıların sözleri ve müziği Cha Se Jung elinden çıkma. Açıkcası Lee Seung Gi'nin şarkılarını bu kadar sevmemin sebebi şarkılar başkalarının olmasına rağmen kendi şarkısıymış gibi hissederek söylemesi. Ama yine de  bu şarkının Seung Gi tarafından yazıldığını bildiğimden midir artık bilemicem sanki daha içten söylemiş gibi geldi bana.
Önceki şarkılara göre daha hareketli ve fransız kornosu gerçekten farklı bir his katmış şarkıya. Başta tok bir sesmiş gibi gelen ama dinledikçe masallaşan, fantastikleşen bir havası var bence. Daha önce bilmiyordum, haberim bile yoktu. Hatta ilk tepkim ''O ne? Korno mu, korna mı?'' olmuştu. Ama şimdi öğrendim ve beğendim. 

Diğer şarkılarda olduğu gibi zeminde yine piyano var. Bu şarkıda elektronik gitar yerine akustik gitar kullanılmış ve diğer şarkılardan farklı olarak keman yok. Ayrıca yine davul kullanılmış ve renk katmış müziğe. Yine önceki parçalarda olduğu gibi şarkının ilk bölümü gayet sakin ve yavaşken ikinci kısımlarda yine hafif coşma eğilimi gösteriyor, duygu patlaması gibi bir şey sanırım ve yine baştaki gibi yavaş bir tonda bitiriliyor şarkı. 
Melodisi çok hoşuma gitti 'Words That Says I Love You'nun. Favorilerimden biri.

05. Invitation for Me
Orta tempodaki akustik bir parça 'Invitation for Me'. Diğer üç şarkıdan daha hareketli ve bambaşka bir ezgisi olduğu kesin. Aralarda Seung Gi'ye eşlik eden kadın sesleri çok yerinde olmuş ve şarkıya ılık bir hava katmış. Bazı bölümleri söylemelerini bazı yerlerde de ''Uuuuuuuuuhh!'' nidalarını beğendim. Albümdeki diğer iki şarkıyı da çok beğendim ama 'Words That Says I Love You' ile birlikte bu şarkı benim favorim. Hani, Seung Gi ''Bu albümü kış aylarında ilaç olması için yaptım.'' demişti ya, bence bu şarkı kışa veda edip ilkbaharın soğuk ve ılık havalarında dinlenilesi bir parça, diğer şarkılardan daha hareketli olduğundan belki ya da en azından bana böyle hissettiriyor. Albümün son parçası olması da benim tezimi kanıtlar gibi olmuş sanki. ''Kış bitiyor. Yeni bir mevsim başlıyor. Yakında içiniz kıpır kıpır etmeye başlayacak. Şimdilik bu kadar, beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.'' der gibi. 


Dört şarkılık güzel bir mini albüm olmuş. Ben çok beğendim ve umarım uzun bir süre listelerin bir numarasında olur şarkılar. 'Ulusun Küçük Kardeşi' o sıcacık gülümsemesiyle yine kalplere taht kurar.
Albümde 100 sayfalık foto kitabı varmış. Lee Seung Gi bu albümdeki fotoları kendi kamerasıyla çekmiş. ''Kore'de seyahat edermiş gibi hissedeceksiniz. Mükemmel değiller ama güzel fotoğraflar.'' diyor. Nasıl fotolar çekti merak etmekteyim. 

İsyan notu: Lee Seung Gi'm bir ay önce Kasım'da albümüm çıkacak dedi ve biz hayranlarını bekletmeden gerçekten de dediğini yaptı. Ama bizim YG, Kasım'da Taeyang ve 2NE1 comeback yapıcak diye aylar öncesinden duyuru yapmasına rağmen ortalarda ne albüm var ne de albümün ''A''sı. ''Hey YG papa sana sesleniyorum. Nerde kaldı bizim albümler! Bilmem, haberin var mı ama Kasım geldi de geçiyor bile!!!!!'' 

Sanırım YG Entertainment'in takviminde bir problem var yoksa neden albümler bu kadar geciksin yani. Umarım bizi daha fazla bekletmeden çıkarır şu albümleri, yoksa sinirlenmeye başlıyorum. Sinirlenip ne yapabiliceksem, sanki gidip YG binasın bombalıcam. Benimki de laf işte ama en azından erteliyolarsa bile haber versinler canım.

10 yorum:

  1. Ne şeker,ne tatlı ve ne korecan bir blog buu!

    Böyle bir blogun olduğu için gerçekten çok şanslısın bana göre...

    Sevgiler

    Bir garip kişilik(이상한 사람)^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim ve bloguma hoşgeldin. :D :D

      Sil
  2. Albüm harika harika harika harika çok iyi yazmışsın çok iyi tanımlmışsın cidden çok özlemişiz hem de çok şarkıyı dinlerken ilk başlarda sesi ne zaman çıkacak ya diye sitemde bulundum :D sesini duyduğumdaki halimi görmeni isterdim uzun zamandır görmediğim birini görmüş gibi sevindim ve çok çok çok mutluydum kelimelerle anlatamıyorum :D sonbahara aşık biri olarak o klibi izlediğimde bir daha sevdim tekrar sevdim.sesi sanki daha bi güzel geldi ballad benim tarzımmış onu anladım ki bunu lee seung gi söyleyince daha bi ayrı oldu sanki..Neyse daha fazla saçmalamadan çok sevdim çok beğendim yazını ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle oldu uzun zamandır görmediğimiz birini, özlediğimiz birini görmüş gibi olduk. :D Ve çok çok çok iyi geldi, güzel ve kaliteli bir ballad dinleyince kulağım başka tarz müzik dinlemez oldu. Çıktığından beri bu dört şarkıyı dinleyip dinleyip duruyorum. :D Aşk olsun ne saçmalaması Lee Seung Gi hayranı olarak birbirimizi en iyi bizler anlayabiliriz. Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum, bende aynı şeyleri hissettim çünkü. :D Yorumuna çok mutlu oldum ve yazımı beğenmene çok sevindim Meryem Elif Seung Gi. :D :D

      Sil
  3. Oyunculuğunu çok seviyorum, ama albümünü dinlemişliğim yok hiç. Bu yazınla birlikte başlangıç olacak, teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsin ve diğer albümlerini de dinlersin. :D

      Sil
  4. Ne yazık ki ben de şimdiye kadar hiç dinlemedim albümlerini!Ama artık takip edicem ve dinleyecem mutlaka:)
    Yazında gayet güzel ve bilgilendirici olmuş çingum;ellerine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim çingum hem yazımı hem albümü. :D Önceki albümleri de çok güzeldir tavsiye ederim. :D

      Sil
  5. Çingu sen de olmasan dizi izlemememden dolayı yeni Korece şarkılar dinleyemeceğim! Ne zamandır eski şarkıları döndürüp döndürüp dinliyorum evet onlara da bayılıyorum ama araya yenilerinde girmesi lazım yani hem Seung Gi çok güzel söylemiş sevdim bu albümü ;)
    Düşün Epitone Project'i sen demesen ben hep grup diye düşüneceğim.Nedense öyle bir havası var gibi geldi bana;) Bu arada bayılıyorum ben Epitone Project'e ama dediğin gibi şarkılarını bulamıyorsun ki! Döndürüp dolaşıp bende ki 2-3 şarkısını dinliyorum.Umarım LSG sayesinde biraz daha farkına vararlar onun da biz de dinleyebiliriz. Bu arada sanki Epitone'nun Taru ile bi düetini yine konuşmuştuk senle di mi?Yoksa başka biri miydi o? Neyse bu ikili beraber çok güzel oluyor onu diyecektim :D Aslında sen Epitone'la çalışmış deyince bir düet vardır diye ümit etmiştim ama yapmamışlar üzüldüm buna.

    Kliple ilgili yorumlarına katılıyorum,sevdim.Şarkının başlarında Seung Gi sonlarına doğru sözlerden dolayı Epitone Project havası hissettim ben. Forest de güzel :) Açıkçası 4.parça da güzel ama ben diğerlerini daha çok sevdim çingu. Ve favorim de İnvitation For Me ritmini sevdim ve sözlerinin de güzel olmasını ümit ediyorum :):)

    Seung Gi'den çok Epitone Epitone demişim onu farkettim amane yapayım ben onun tarzını daha çok seviyormuşum demek ki :) Veee ellerine sağlık çingu, teşekkürler beni bu şarkılardan haberdar ettiğin için^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Albümü beğenmene ne kadar sevindim anlatamam çingum. :D Seung Gi'yi sevdiğimden objektif olamamaktan korkuyordum ama seninde beğenmen çok mutlu etti beni. :D

      Aaah çingum o konuda yalnız değilsin. Bende şu albümden önce Epitone Project'i grup olarak biliyordum. İsmi gerçekten de grup ismi gibi ama bizim bir suçumuz yok ki yani. :D
      Taru hakkında konuşmuştuk ama sanırım Epitone Project hakkında değildi. :) Ama yine de bende çok beğeniyorum bu ikiliyi. :D
      Düet yapmalarını bende bekliyorum aslında ama nedense yapmamışlar. :( Çok merak ediyorum niye, niye, niye. :(

      İnvitation For Me'yi bende çok sevdim dediğim gibi benimde favorim. :D Ama maalesef daha Return hariç şarkıların türkçeyi geçtim ingilizce çevirileri bile yok ama eminim anlamları çok güzeldir. :D Okuduğun için asıl ben teşekkür ederim çingum, seninde yorumuna sağlık. :D

      Sil